Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/11867 E. 2024/10105 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11867
Karar No
2024/10105
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/108 E., 2015/188 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine; sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine; sanıklar Musa ile Abdullah hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle mahkumiyet için yeterli delil olmadığına, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle söz konusu kararı temyiz ettiğine ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle söz konusu kararı temyiz ettiğine ilişkindir. D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle mağdurenin beyanının çelişkili olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüklerini belirtmeleri, mağdurenin sanıklara yaşının on beş olduğunu söylediğine ilişkin beyanı, mağdurenin heyetçe izlenen Mahkemedeki görüntülü ifadesindeki fiziksel özelliklerinin sanıkların savunmasını doğrulaması ve tüm dosya içeriği karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulama koşullarının bulunduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle sanıklar Emre, Musa ve Abdullah'ın cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olmaksızın mağdureye karşı gerçekleştirdikleri cinsel ilişki boyutuna varmayan eylemlerinin kanunda suç olarak düzenlenmediği gözetilerek üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2. Sanık ...'un cebir, tehdit veya hile olmaksızın on beş-on sekiz yaş aralığında olduğunu bildiği mağdureyle değişik tarihlerde birden fazla cinsel ilişkiye girdiği anlaşılmakla mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve mağdurenin 04.11.2015 tarihili duruşmada şikayetçi olmadığı gözetilerek kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. Kabule göre de; 1. Sanık ...'un mağdureye karşı 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5 maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucu 3 yıl 9 ay yerine 4 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık ... hakkında ise Mahkemece zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulamayacağı gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 16.04.2015 tarihli iddianamenin anlatım ve sevk maddelerine göre sanık ...'ın bir kez çocuğun cinsel istismarı eyleminde bulunduğundan bahisle kamu davası açılıp müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair iddianamede herhangi bir anlatımda bulunmadığı halde müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/11867, K. 2024/10105, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-11867-e-2024-10105-k-bec163f18809