Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2010/3524 E. 2012/417 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/3524
- Karar No
- 2012/417
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme, hakkı olmayan yere tecavüz Hüküm : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanık müdafiinin temyiz istemine ilişkin olarak; Sanık müdafiinin CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen süreden sonra olan temyiz talebinin anılan Kanunun 317 . maddesi gereğince REDDİNE, 2- Katılan vekilinin temyizine gelince; a) Sanığa, CMK'nın 191. maddesi uyarınca iddianame okunmadan sorgusu yapılıp hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, b) Kabule göre de; Sanığın D.S.İ tarafından açılan su kuyusunun kapak sistemindeki kaynak puntolarını kırıp kuyudan aldığı suyu bahçesine ulaştırarak kullanması eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte olan 1 Şubat 1329 ; 18 Rebiülevvel 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu Muvakkatı'nın özel hüküm niteliğindeki 34. maddesine uyduğu, sözü edilen maddenin yargılama sırasında 08.02.2008 günü yürürlüğe giren 23.01.2008 tarih ve 5728 sayılı Kanunun 578. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, bulunmasının eylemleri suç olmaktan çıkarmadığı ve yaptırımsız bırakmadığı, bu tarihten sonra anılan eylemlerin genel hükümlere göre suç oluşturmaya devam edeceği, bu cümleden olarak TCK'nın 141 v.d maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve 152/1. maddesinde öngörülen kamu malına zarar verme suçlarını oluşturacağı, buna göre sanığın sabit olan eylemleri nedeniyle suç tarihinde mevcut yasal düzenleme ile sonradan yapılan değişiklik nedeniyle oluşan hukuki duruma göre genel hükümler uygulanmak suretiyle hakkında iki ayrı uygulama yapılıp karşılaştırılarak lehine sonuç veren yasal düzenlemenin bir bütün halinde tatbiki ile bu eylemlerden dolayı cezalandırılması gerekirken eylemin yaptırımsız kaldığından bahisle beraatine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.