Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/587 E. 2025/5202 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/587
- Karar No
- 2025/5202
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1130 E., 2024/1619 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/122 E., 2021/646 K. Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında hak sahipliğinin tespiti ve şerh davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine temsilcisi, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 158 ada 1 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 4.162,38 ve 2.830,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 158 ada 1 parselin, 1997 yılından beri ... kullanımında olup, üzerindeki zeytin ağaçlarının da bu kişiye ait olduğu; 158 ada 3 parselin, 1997 yılından beri ...'nın kullanımında olup üzerindeki zeytin ağaçlarının da bu kişiye ait olduğu" şerhi yazılarak, zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 158 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların hak sahipliğini, kullanım şerhi sahiplerinden itibaren silsile yoluyla 06.03.2017 tarihli .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile müvekkili olan davacının önceki hak sahibi ...'den devraldığını, ancak satın alma başvurusu sırasında davalıların da başvurusu olduğunu öğrendiğini ve bu nedenle başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek, taşınmazların hak sahibinin davacı olduğunun tespiti ile beyanlar hanesine davacı adına şerh verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... tarafından iki ayrı tarihte yapılan devirlerden ...'e yapılan devrin önceki tarihli olduğu, davacının da usulüne uygun olarak muvafakatname ile hak sahipliğini ...'den devraldığı, davacıya usulüne uygun olarak yapılan bu devirler nedeniyle taşınmazda hak sahipliği sıfatı kalmayan ...'ın bu tarihlerden daha sonraki bir tarihte davalılara noter muvafakatnamesiyle yaptığı hak devrinin, kendisine ait olmayan bir hakkın devri niteliğinde olması nedeniyle geçerli sayılamayacağı, 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan bu hak sahipliği devri işleminde zilyetliğin de devri zorunluluğu bulunmadığından, davacıların taşınmazda zilyetliğinin bulunup bulunmadığı veya taşınmazın kullanılan bir yer olup olmadığı hususunun, davacılara yapılan devri geçersiz kılmayacağı da dikkate alınarak davacının geçerli muvafakatnameye dayalı olarak hak sahibi olduğunun tespitine karar vermek gerektiği, davacının dava konusu taşınmazlardaki beyanlar hanesindeki şerhin terkini ile adına zilyetlik şerhi verilmesi talebi yönünden ise davacının hak sahipliğinin tespitine karar verilmiş olmakla bu yöndeki talebinin reddi gerektiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının hak sahipliğinin tespitine yönelik talebinin kabulü ile, 158 ada 1 ve 158 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarda 23.01.2017 tarihli ve 750 yevmiye numaralı muvafakatnameye dayalı olarak hak sahibi olan ...'in taşınmazdaki haklarını 6292 sayılı Kanun'un 6/10 uncu maddesi kapsamında; davacı ... yönünden düzenlenen dava konusu 158 ada 1 ve 3 parsellere ilişkin .... Noterliğinin 06.03.2017 tarihli ve ... no.lu muvafakatnamesinin geçerli olduğuna ve davacının taşınmazlarda noter muvafakatnamelerinde yazılı miktarlar yönünden bu kanun kapsamında hak sahibi olduğunun tespitine, davacının dava konusu taşınmazlardaki beyanlar hanesindeki şerhin terkini ile adına zilyetlik şerhi verilmesi talebinin reddine karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine temsilcisi, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... çekişmeli 158 ada 1 parsel sayılı taşınmazı şerh sahibi ...'nın 15.10.2012 tarihi muvafakatname ile, 158 ada 3 parsel sayılı taşınmazı şerh sahibi ...'nın 07.12.2016 tarihli muvafakatname ile ...'ya devrettiği, ...'nın ise taşınmazları 21.12.2016 tarihli muvafakatnameler ile ...'a devrettiği, ...'un 23.01.2017 tarihli muvafakatler ile ...'e, ...'in de 06/03/2017 tarihli muvafakatnameler ile davacıya taşınmazları satın alma yetkisini verdiği, ne var ki davacının bayiilerinden ...'un 23.01.2017 tarihli muvakatnameler ile davacının bayii ...'e yetki vermesinden sonra 31.01.2017 tarihli muvafakatler ile davalı ...'a da aynı taşınmazlar için satın alma yetkisinin verildiği, davalı ...'ın da 02.03.2018 tarihli muvafakat ile 1 parsel için davalı ...'e, 13.03.2017 tarihli muvafakat ile 3 parsel için davalı ...'e taşınmazları devrettiği anlaşılmakta olup, tarafların bayiisi olan ...'un 23.01.2017 tarihli muvafakatler ile taşınmazlara ait satış yetkisini davacının bayii ...'e devrettikten sonra, aynı yerler için 31.01.2017 tarihinde davalılar ... ve ...'in bayii ...'a muvafakat vermişse de, bayii ... önceki tarihli muvafakatler ile taşınmaza ilişkin haklarının tamamını davacının bayii ...'e devrettiğinden ve kimse sahip olduğu haktan fazlasını devredemeyeceğinden, davacıya verilen bu muvafakatlerin de hata, hile, tehdit gibi bir sebeple iptali söz konusu olmayıp davacının dayandığı muvafakatler geçerli bir işlem olarak ayakta bulunduğundan, ...'un davalıların bayii ...'a aynı taşınmazlar için verdiği sonraki tarihli muvafakatnameler, bu hakka artık sahip bulunmadığı için geçersiz olup, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Kural olarak hükmü temyiz etme hakkı, davanın taraflarına aittir. ... vekili, feri müdahale talepli temyiz dilekçesi sunmuş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi gereğince, fer'i müdahale talebi tahkikat sona erinceye karar mümkün olup, temyiz aşamasında fer'i müdahale mümkün olmadığından, davanın tarafı olmayan ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenler davalı ... ve davalı ...'den ayrı ayrı alınmasına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden ...'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.