Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3176 E. 2025/7739 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3176
Karar No
2025/7739
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2119 E., 2025/443 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/251 E., 2022/76 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Mersin ili .... ilçesi ....Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 10 parsel sayılı 4.100,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 04... parsel numarasıyla ve 3.720,88 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 9 parsel sayılı 3.600,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 04... parsel numarasıyla ve 3.161,81 m² yüzölçümlü olarak; eski 31 parsel sayılı 1.650,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 04... parsel numarasıyla ve 1.343,54 m² yüzölçümlü olarak; eski 32 parsel sayılı 1.706,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 04... parsel numarasıyla ve 1.518,96 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Mersin ili .... ilçesi .... Mahallesi ... mevkinde bulunan tapuda 1 04... parsel numarasında kayıtlı taşınmazın müvekkillerine ait olduğunu, aynı yerde bulunan komşu 1 04... , 79... parsel sayılı taşınmazların ise .... çocukları ....., ...., ..., ...ve ...adlarına tapuda kayıtlı olduğunu, davalı taşınmaz maliklerinin dava konusu yeri hiçbir zaman kullanmadıklarını, nüfus müdürlüklerince taraflarına bilgi verilmediğinden mirasçıların tespit edilemediğini, kadastro yenileme çalışmaları sırasında müvekkillerine ait 1 04... parsel sayılı taşınmazdan ayrılarak davalı tarafa ait 1 04... , 79... parsel sayılı taşınmazlara ilave edilen, dilekçe ekinde sunulan krokide sarı renkle boyanarak gösterilen kısımların tapu kaydının iptali ile müvekkilleri ait 77 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek suretiyle müvekkiller adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''davaya konu Mersin ili ... ilçesi .... .... Mahallesi ..... mevkiinde kain 1 04... parselin evveliyatı olan 10 parselin ve dava konusu 1 04... , 79... parsellerin evveliyatı olan 9, 32... parselin 1972 yılında bütünleme ölçüleri yapılmaksızın, fotoğrametrik paftadaki sınırların aynen alınarak tersimatının paftadaki sınırlara ve yüzölçüm hesaplamalarınında planimetrik yöntemle yapılarak tahdit ve tespitinin yapıldığı, yapılan tespitin 10 parsel için 4.100,00 m² yüzölçümlü tarla vasfıyla 03.11.1975 tarihinde, 9 parsel için 3.600,00 m² yüzölçümlü tarla vasfıyla 16.03.1974 tarihinde, 32 parsel için 1.706,00 m² yüzölçümlü tarla vasfıyla 16.03.1974 tarihinde, 31 parsel için 1.650,00 m² yüzölçümlü tarla vasfıyla 16.03.1974 tarihinde kesinleştiği, 1974 yılında yapılan tapulama paftalarının yetersiz kalması nedeni ile 3402 sayılı Kanunun 22-a maddesi uyarınca yenileme kadastrosunun yapıldığı, yenileme kadastro tutanaklarının itiraza edilmeksizin 12.08.2011 tarihinde kesinleştiği, 22-a uygulaması sonucunda eski 10 parselin 1 04... parsel adı altında 3.720,88 m² olarak, 9 parselin 1 04... parsel adı altında 3.161,81 m² olarak, 32 parselin 1 04... parsel adı altında 1.518,96 m² olarak, 31 parselin 1 04... parsel adı altında 1.343,54 m² olarak belirlendiği, bu hali ile tapuya sicil bilgilerinin güncellendiği, taşınmaz mahallinde yapılan keşif, tanık beyanları, denetime elverişli 04.01.2022 havale tarihli teknik bilirkişiler tarafından hava fotoğrafı ve ortofoto üzerinde tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırma sonucunda; 1953, 19 70... yılı hava fotoğrafları görüntüsünde görünen taşınmazların tarımsal kullanım ve sürümleri ile oluşmuş kısmen belirli tonç ile bire bir örtüştüğü, yenileme çalışmaları sırasında sabit sınır niteliğinde belirlenen müşterek sınırın doğru olduğu'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu taşınmazlar arasında sabit sınır bulunmadığı, taşınmazların yüzölçümündeki değişikliğin ilk tesis kadastrosunda kullanılan ölçü tekniği ve alan hesaplama yönteminin teknik yetersizliğinden kaynaklandığı, 22/a çalışmasının doğru yapıldığı, uygulama kadastro tutanaklarının incelenmesinde davalı taşınmazların yüzölçümlerinde artma olmadığı tersine azalma olduğu, alınan bilirkişi raporu ekinde ilk tesis kadastro paftası ile 22/a sınırlarının çakıştırılarak gösterildiği, krokinin incelenmesinde tesis kadastro sınırlarının siyah çizgi 22/a sınırlarının kırmızı kesik çizgilerle gösterildiği, bu haritanın incelenmesinde davacı tarafa ait taşınmaz sınırlarında değişiklik olmadığı, alınan bilirkişi raporlarının hüküm tesisine elverişli olduğu'' gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz yönünden keşif sırasında taşınmazlar arasında bulunan kanalın müvekkillerince sınır olarak belirtildiğini, kanalın 2000 yılında açıldığı belirtilmiş ise de, kanalın ancak taşınmazların sınırına açılabileceğini, müvekkillerinin göstermiş olduğu sınırın sabit sınır olduğunun zeminde mevcut kanaldan anlaşılmakta olduğunu, yenileme öncesi kadastro sınırının, sitenin sınırı ile uyumlu bir şekilde kuzeye doğru devam etmekte olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3176, K. 2025/7739, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3176-e-2025-7739-k-e6bd55221e7c