Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/240 E. 2025/3126 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/240
- Karar No
- 2025/3126
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/384 E., 2023/1204 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/262 E., 2022/472 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kadastro çalışması neticesinde 101 ada 1 parsel sayılı 5.085.840,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden orman vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilip 21.06.2011-21.07.2011 tarihleri arasında yapılan askı ilan neticesinde 22.07.2011 tarihinde orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili... ilçesi ... mahallesi 101 ada 1 parselin hatalı olarak orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, sınırlarını keşif mahallinde gösterecekleri taşınmazı müvekkillerinin 50 yılı aşkın çay bahçesi olarak kullanıldığını, taşınmazın 1/3'er pay olacak şekilde müvekkilleri adına adlarına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Orman bilirkişi raporunda en eski tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede dava konusu taşınmazın tamamının orman vasfında olduğu ve orman bütünlüğü oluşturduğunun belirtildiği, taşınmazın bir kısmının 1966 tarihli memleket haritasında açık alanda gözükmesinin bu olguyu değiştirmediği, (bilirkişi raporunda bu yönde bir tespit yok) etrafı ormanla çevrili olan taşınmazların özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...orman mühendisi bilirkişi tarafından yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün evveliyatında orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılmasına, harçlandırılmış dava değeri üzerinden dava niteliği gereği vekalet ücreti takdiri yerinde olmasına ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu..." gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.