Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/655 E. 2025/2659 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/655
- Karar No
- 2025/2659
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi, 22.07.2014 hâkim havale tarihli dilekçesiyle ... köyünde 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve (2/B) uygulama çalışması yapılarak 20.02.2014 tarihinde ilâna çıkarılarak kesinleştiğini, bu çalışmalarda mera vasfıyla davalı adına kayıtlı 1746, 2849, 4423, 2864, 2843, 4154, 4163, 5048, 4377, 2367, 2368, 2369, 5045, 5044, 4468, 4979, 4952, 4601, 4643, 4614, 4615, 4616, 4640, 4626, 4644, 4482, 4752 ve 4748 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazların orman olan kısımlarının tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın dava şartı yokluğu (hukukî yarar) sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2016 tarihli ve .. Esas, .. Karar sayılı kararıyla; "İncelenen dosya kapsamına göre mahkemece, her ne kadar dava şartı ve hukukî yarar yokluğundan davanın usûlden reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu değerlendirmesi yerinde değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazlar 1980 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucu mera vasfıyla sınırlandırılmış ve mera orta malı olarak tapuya kaydedilmiştir. Tapulu yerin orman olarak tescili, ancak tapu iptali kararı ile olabilir. Ayrıca, kesinleşen orman tahdidindeki sınırlar tapuya kayıtlı değil ise idarece tapuya kaydedilebilirler. Tapu iptali ve tescil davaları da adli yargının görev alanına girmekte olup, eldeki davada davacı ... Yönetiminin hukukî yararı da bulunmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davanın esası yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır."gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile Karaman ili, Merkez ilçesi, ... Köyü 4169 parsel sayılı taşınmazın 28.06.2019 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ve kırmızı renk ile işaretlenmiş 7.184,58 m² kısmının, .... sayılı parsellerin tamamının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların orman tahdidi içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava dilekçesinde, davaya konu taşınmazların 2014 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi içinde kalan kısımlarının orman vasfıyla tescili talep edilmesine, tamamen ve kısmen tapu iptali ve tescil talep edilen taşınmazlar yüzölçümleriyle ayrıntılı olarak belirtilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince, orman tahdit harita ve tutanakları dava konusu taşınmazlara uygulanmamış, kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan kısımlar her bir parsel yönünden ayrı ayrı tespit edilmemiş, orman sınırları dışında kalan kısımlar yönünden; eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman haritaları üzerinden araştırma yapılmamış, kapalı alanların orman olarak değerlendirilmesi, eylemli orman olmayan ve kapalılık teşkil etmeyen alanlar yönünden ise; toprak yapısı ve bitki örtüsü bakımından mera özelliği gösteren ve nadir ağaç örtüsü bulunan yerlerin mera olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporlarıyla hüküm kurulması ve davacı tarafın talebini aşacak şekilde davaya konu taşımazların tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Hal böyle olunca; doğru bir sonuca varılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 2014 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazların bulunduğu yerleri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri dosya içine alındıktan sonra, taşınmazlara ait en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre, 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihten 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, mera parselinin tespitine esas kayıtların tamamı getirtilerek dosya arasına alınmalı, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi, fen elemanı ve ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı "Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır… sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır" hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastrosu ve (2/B) Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, bu şekilde yapılacak uygulama ile taşınmazların orman sınırları içinde kalan kısımları tespit edilmeli, orman sınırları içinde kalan kısımların daha sonra yapılan çalışma ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup olmadığı tereddütsüz bir şekilde belirlenmeli, orman sınırları dışında kalan ve eylemli orman özelliği göstermeyen taşınmazlar yönünden ise; çekişme konusu taşınmazlara ilişkin yöntemine uygun tahsisli ve kadim mera araştırması yapılmalı, keşif sırasında dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı araştırılmalı, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, ziraat mühendisi bilirkişiden dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığını, taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını, taşınmazın ormandan açılan bir yer olup olmadığını, meranın devamı niteliğinde olup olmadığını, taşınmazın toprak yapısını, önceki ve halen mevcut niteliğini komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu hususunda ayrıntılı rapor aldırılmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.