Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4978 E. 2025/2996 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4978
- Karar No
- 2025/2996
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1439 E., 2023/500 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/14 E., 2022/20 K. Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili özetle; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan dava dilekçesinde belirtmiş olduğu taşınmazların, davalılar adına tespit edildiğini ancak dedeleri ...'nın vefatından sonra 1960 yılında tüm mirasçıların katılımıyla yapılan miras paylaşımından sonra paylaşım yapılan yerleri mirasçıların nizasız ve fasılasız kullanıldığını, "..." olan soy isimlerini "..." olarak değiştirdiklerini, farklı mevkilerdeki 4 parça taşınmazın halalarına miras payı olarak verildiğini, halası ...'ın özürlü olduğunu, babasının halasının vefatına kadar halasına baktığını, 1960 yılında yapılan paylaşımda halası ...'a farklı yerlerdeki taşınmazlardan 1/4 hisse verildiğini, babaannesinin babası ... 04.06.1980 tarihli kati hibe bağış senediyle bir kısım taşınmazları oğlu ... devrettiğini dolayısıyla taşınmazlarda davalıların hiçbir hakkının bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 228 ada 29, 28, 23, 22, 220 ada 36, 170 ada 45, 43, 30, 145 ada 31, parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına, 224 ada 71, 206 ada 52, 186 ada 127,180 ada 38, 179 ada 58, 145 ada 34,29 parselin ... adına, 171 ada 19, 20, 11, 12 parsel sayılı taşınmazların ise ..., ... ve ... adına müştereken tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; "...a) Dava konusu 228 ada 22, 23, 28 ve 29 nolu parseller yönünden değerlendirme; Söz konusu parsellerin kök muris (davacıların dedesi) ... kaldığı, murisin terekesine ilişkin miras taksimi yapılmadığı, her ne kadar kök muristen sonra parsellerin zilyetliği davacıların babası ...'a geçmiş, kendisi tarafından da evlatları olan davacılara bırakılmış ise de taşınmazın terekeden çıkmadığı ve sürdürülen zilyetliğin tereke adına olduğu anlaşılmakla iş bu parseller yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. b) Dava konusu 224 ada 71 nolu parsel yönünden değerlendirme; Dosya kapsamında toplanan delillere göre, parselin evveliyatında bir kısmının (09.10.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda (A) harfiyle gösterilen kısım) kök muris ... ait olduğu, diğer kısımların ise (ilgili raporda (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımlar) üçüncü şahıs olan ... ...'ya ait olduğu, sonrasında ise kök muris ... ait yerin zilyetliğinin davacıların babası ...'a geçtiği, ancak kök murisin terekesinden çıkmayan bu kısma ilişkin zilyetliğin tereke adına olduğu; yine baba ... tarafından ...'ya ait olan kısımların ise satın alma yoluyla edinildiği, bir müddet kendisince kullanıldıktan sonra evlatları arasında mal paylaşımı yaparak iş bu parselin zilyetliğini davacı ...'a bıraktığı, ...'ın KK. m.14 kapsamında zilyetlikle edinme koşullarını satın alma yoluyla edinilen ve kök muris ... terekesinde yer almayan (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımlar yönünden sağladığı anlaşılmakla, parsele ilişkin kadastro tespitinin iptali ile davacıların iç ilişkideki iradeleri de dikkate alınarak (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımların davacılardan ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfiyle gösterilen kısmın ise tespit gibi tesciline karar verilmiştir. c) Dava konusu 220 ada 36 nolu parsel yönünden değerlendirme; söz konusu parselin kök muris ... terekesinde yer almadığı, davacıların babası ... tarafından satın alma yoluyla edinildiği, bir müddet kendisince kullanıldıktan sonra evlatları arasında mal paylaşımı yaparak iş bu parselin zilyetliğini davacı ...'a bıraktığı, ...'ın KK. m.14 kapsamında zilyetlikle edinme koşullarını sağladığı anlaşılmakla, parsele ilişkin kadastro tespitinin iptali ile davacıların iç ilişkideki iradeleri de dikkate alınarak davacılardan ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. d) Dava konusu 206 ada 52 nolu parsel yönünden değerlendirme; Kadastro tespitine göre iş bu parselin kök muris davacıların dedesi olan ... kaldığının kabul edildiği, davacıların ise parselin muristen kalmadığı, babaları olan ... tarafından satın alma yoluyla edinildiği ve 1980 yılında davacı ...'a devredildiği iddiasıyla dava açtıkları, ancak toplanan delillere göre kadastro tespit tutanağındaki kabulün aksinin yani parselin kök muris ... terekesinde yer almadığı hususunun ispat edilemediği görülmekle iş bu parsel yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. e) Dava konusu 186 ada 127 nolu parsel yönünden değerlendirme; tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre parselin evveliyatında 1/3 hissesinin kök muris ..., diğer 1/3'er hissesinin ise üçüncü şahıs olan ... ve ... isimli şahıslara ait olduğu, sonrasında davacıların babası olan ... tarafından parselin tamamının kullanılmaya başlandığı, bu zilyetliğin dayanağının ise üçüncü şahıslara ait 1/3 paylık hissenin baba ... tarafından satın alınması sonucu kendi adına, kök muris ... terekesinde kalan hissenin zilyetliğinin de, usulüne uygun paylaşım bulunmaması nedeniyle, tereke adına baba ... tarafından sürdürüldüğü, bir müddet kendisince kullanıldıktan sonra evlatları arasında mal paylaşımı yaparak iş bu parselin zilyetliğini asli müdahil ...'a bıraktığı, ...'ın üçüncü kişiden satın alma yoluyla edinilen 1/3lük hisseler yönünden KK. m.14 kapsamında zilyetlikle edinme koşullarını sağladığı, yine babası ...'tan miras yoluyla kök muristen kalan 1/18lik hisse yönünden davacıların iç ilişkideki iradeleri ve baba ... bağışlama beyanı da dikkate alındığında kazanma koşullarının sağlandığı değerlendirilmekle parsele ilişkin kadastro tespitinin iptali ile 13/18lik hissenin asli müdahil ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın ise payları oranında davalılar adına tesciline karar verilmiştir. Davacıların ... tarafından payının, davacı ...'a devredildiği yönündeki iddiası ispatlanamadığından bu parsel yönünden davacıların davasının reddine karar verilmiştir. f) Dava konusu 180 ada 38 nolu parsel yönünden değerlendirme; Kadastro tespitine göre işbu parselin kök muris, davacıların dedesi olan ... kaldığının kabul edildiği, davacıların ise parselin muristen kalmadığı, babaları olan ... tarafından satın alma yoluyla edinildiği ve 1980 yılında davacı ...'a devredildiği iddiasıyla dava açtıkları, ancak toplanan delillere göre kadastro tespit tutanağındaki kabulün aksinin yani parselin kök muris ... terekesinde yer almadığı hususunun ispat edilemediği görülmekle iş bu parsel yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. g) Dava konusu 179 ada 58 nolu parsel yönünden değerlendirme; tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre parselin evveliyatında 1/2 hissesinin kök muris ..., diğer 1/2 hissesinin ise üçüncü şahıs olan ... ...'a ait olduğu, sonrasında davacıların babası olan ... tarafından parselin tamamının kullanılmaya başlandığı, bu zilyetliğin dayanağının ise üçüncü şahsa ait 1/2 paylık hissenin baba ... tarafından satın alınması sonucu kendi adına, kök muris ... terekesinde kalan hissenin zilyetliğinin de, usulüne uygun paylaşım bulunmaması nedeniyle, tereke adına baba ... tarafından sürdürüldüğü, bir müddet kendisince kullanıldıktan sonra evlatları arasında mal paylaşımı yaparak iş bu parselin zilyetliğini davacı ...'a bıraktığı, ...'ın üçüncü kişiden satın alma yoluyla edinilen 1/2'lik hisse yönünden KK. m.14 kapsamında zilyetlikle edinme koşullarını sağladığı, yine babası ...'tan miras yoluyla kök muristen kalan 1/12'lik hisse yönünden davacıların iç ilişkideki iradeleri ve baba ... bağışlama beyanı da dikkate alındığında kazanma koşullarının sağlandığı değerlendirilmekle parsele ilişkin kadastro tespitinin iptali ile 7/12'lik hissenin davacılardan ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın ise payları oranında davalılar adına tesciline karar verilmiştir. h) Dava konusu 170 ada 30, 43 ve 45 nolu parseller yönünden değerlendirme; kadastro tespitine göre işbu parsellerin kök muris, davacıların dedesi olan ... kaldığının kabul edildiği, davacıların ise söz konusu parsellerin tamamının değil 1/4 hissesinin kök murise ait olduğu ve bu hissenin taksim sonucu babalarına kaldığı, babalarının da bu hisseyi davacı ...'e devrettiği, kalan payların üçüncü kişilere ait olduğu, 2/4 hissenin babaları tarafından satın alma yoluyla edinildiği ve davacı ...'e devredildiği yine kalan 1/4'lük hissenin doğrudan davacı ... tarafından satın alma yoluyla edinildiği iddiasıyla dava açtıkları, ancak toplanan delillere göre kadastro tespit tutanağındaki kabulün aksinin yani parselin kök muris ... terekesinde yer almadığı hususunun ispat edilemediği, aynı şekilde usulüne uygun şekilde miras taksimi yapıldığı hususunun ispat edilemediği görülmekle iş bu parseller yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. ı) Dava konusu 145 ada 29, 31 ve 34 nolu parseller yönünden değerlendirme; kadastro tespitine göre iş bu parsellerin kök muris davacıların dedesi olan ... kaldığının kabul edildiği, davacıların ise parselin muristen kalmadığı, kendilerince 3. kişilerden satın alma yoluyla edinildildiği iddiasıyla dava açtıkları görülmüş, dosya kapsamında toplanan tüm delillere göre; -145 ada 29 ve 31 nolu parsellerin kök muris ... terekesinde yer almadığı, davacıların babası ... tarafından satın alma yoluyla edinildiği, bir müddet kendisince kullanıldıktan sonra evlatları arasında mal paylaşımı yaparak 29 nolu parselin zilyetliğini davacı ...'a, 31 nolu parselin zilyetliğini ise zilyetliğini davacı ...'a bıraktığı, ... ve ...'ın KK. m.14 kapsamında zilyetlikle edinme koşullarını sağladığı anlaşılmakla, parsellere ilişkin kadastro tespitinin iptali ile davacıların iç ilişkideki iradeleri de dikkate alınarak davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. -145 ada 34 nolu parselin ise evveliyatında bir kısmının (17.10.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda B harfiyle gösterilen kısım) kök muris ... ait olduğu, diğer kısmın ise (ilgili raporda (A) harfliyle gösterilen kısım) üçüncü şahıslara ait olduğu, sonrasında ise kök muris ... ait yerin zilyetliğinin davacıların babası ...'a geçtiği, ancak kök murisin terekesinden çıkmayan bu kısma ilişkin zilyetliğin tereke adına olduğu; yine baba ... tarafından üçüncü şahıslara ait olan kısımların ise satın alma yoluyla edinildiği, bir müddet kendisince kullanıldıktan sonra evlatları arasında mal paylaşımı yaparak iş bu parselin zilyetliğini davacı ...'a bıraktığı, ...'ın KK. m.14 kapsamında zilyetlikle edinme koşullarının satın alma yoluyla edinilen ve kök muris ... terekesinde yer almayan A harfiyle gösterilen kısım yönünden sağladığı anlaşılmakla, parsele ilişkin kadastro tespitinin iptali ile davacıların iç ilişkideki iradeleri de dikkate alınarak A harfiyle gösterilen kısmın davacılardan ... adına tapuya kayıt ve tesciline, B harfiyle gösterilen kısmın ise tespit gibi tesciline karar verilmiştir. j) Dava konusu 171 ada 11, 12, 19 ve 20 nolu parseller yönünden değerlendirme; -171 ada 11 nolu parselin evveliyatında bir kısmının (17.10.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda (C) harfiyle gösterilen kısım) kök muris ... ait olduğu, diğer kısmın ise (ilgili raporda (D) harfliyle gösterilen kısım) davacılar ve babaları ... tarafından ormandan açılmış olduğu, sonrasında ise kök muris ... ait yerin zilyetliğinin davacıların babası ...'a geçtiği, ancak kök murisin terekesinden çıkmayan bu kısma ilişkin zilyetliğin tereke adına olduğu; yine baba ... ve evlatları olan davacılar tarafından ormandan açma yoluyla taşınmazın diğer kısmının zilyetliğinin edinildiği, bir müddet kendisince kullanıldıktan sonra evlatları arasında mal paylaşımı yaparak iş bu parselin zilyetliğini davacılara bıraktığı, davacıların KK. m.14 kapsamında zilyetlikle edinme koşullarını, ormandan açma yoluyla edinilen ve kök muris ... terekesinde yer almayan (D) harfiyle gösterilen kısım yönünden sağladığı anlaşılmakla, parsele ilişkin kadastro tespitinin iptali ile (D) harfiyle gösterilen kısmın davacılar adına 1/3'er payla tapuya kayıt ve tesciline, (C) harfiyle gösterilen kısmın ise tespit gibi tesciline karar verilmiştir. -171 ada 19 ve 20 nolu parsellerin hukuki durumunun da yukarıda anlatılan 171 ada 11 nolu parselin D harfiyle gösterilen kısmıyla aynı olduğu, yani kök muris ... terekesinde yer almadığı, davacılar ve babaları tarafından ormandan açma yoluyla edinildiği, davacıların KK. m.14 kapsamında zilyetlikle edinme koşullarını sağladıkları anlaşılmakla, parsele ilişkin kadastro tespitinin iptali ile davacılar adına 1/3er payla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. -171 ada 12 nolu parsellerin hukuki durumunun ise yukarıda anlatılan 171 ada 11 nolu parselin (C) harfiyle gösterilen kısmıyla aynı olduğu, yani söz konusu parselin kök muris (davacıların dedesi) ... kaldığı, murisin terekesine ilişkin miras taksimi yapılmadığı, her ne kadar kök muristen sonra parsellerin zilyetliği davacıların babası ...'a geçmiş, kendisi tarafından da evlatları olan davacılara bırakılmış ise de taşınmazın terekeden çıkmadığı ve sürdürülen zilyetliğin tereke adına olduğu..." gerekçesiyle davacıların ve asli müdahilin davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.