Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/33 E. 2025/2326 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/33
- Karar No
- 2025/2326
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/798 E., 2022/1083 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/138 E., 2020/14 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... İdaresinin dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mükerrer kayıt nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... köyü ( ) mevkiinde bulunan 4797 parsel sayılı taşınmazın, ... köyü... mevkiindeki 4505 ve 4507 parsellerle mükerrer parsel kaydı konulduğunu, 4505 parselin Hazine parseli olan 4797 parsel ile 3.286,50 m²’sinin, 4507 parselin Hazine parseli olan 4797 parsel ile 307,54 m²’sinin zeminde çakıştığının ve Kadastro ve Tapu Müdürlüğü tarafından mükerrer tescil işleminin yapıldığının belirtildiğini ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı taşınmazların iptaliyle Hazinenin tapu kaydının aynen kalmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında Mahkemece istenilmesi üzerine davacı tarafça 31.07.2017 tarihli dilekçeyle Orman Yönetimi davaya dahil edilmiş ve Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığını, 2/b madde uygulamalarına konu olmadığının tespit edildiğini, 1990 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmalarında taşınmazın ... Devlet Ormanı içinde kaldığını, Devlet ormanlarının özel şahıslar adına tespit ve tapuya bağlanamayacağını, mükerrer tapu kaydı ile orman dışına çıkartılmalarının mümkün olmadığını, bu tür taşınmazların oluşan tapu kayıtlarının yok hükmünde olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi ilk olarak 24.04.2018 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar vermiş; karar davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2018/610 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararıyla; Orman İdaresinin istinaf dilekçesinin, Orman İdaresinin usulünce açılmış tapu kaydının iptaline yönelik bir davasının bulunmadığı, tapuya kayıtlı taşınmazlarda husumetin kayıt malikine yöneltilmesi gerektiği ve Orman İdaresinin tapu maliki olmadığından istinaf başvurusunda bulunmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle reddine; davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun ise taşınmazın aynına ilişkin davaların malvarlığına ilişkin bulunduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 ve 362 nci maddeleri gereğince yasal yollara başvurulabilmesi için dava değerinin doğru olarak belirlenmesi gerektiği, Hazine adına oluşan tapunun sahih ve doğru temele dayandığı ile mükerrer olduğu iddia olunan davalılar murisi adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydından daha evvel oluştuğu nazara alınarak uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; "davanın kabulü ile; mükerrer tapu kayıtlarının iptaline, Hazinenin tapu kaydının aynen kalmasına" karar verilmiş; verilen karar, davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; tapuya kayıtlı taşınmazlarda husumetin kayıt malikine yöneltilmesi gerekmekte olup, davacı tarafça da bu doğrultuda dava konusu taşınmazın tapu maliklerine husumet yöneltilerek dava açılmış olup, tapu maliki olmayan Orman İdaresine karşı açılmış bir dava bulunmaması ve davalılarla arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince verilen ara karar doğrultusunda davacı tarafça dahili dava dilekçesi sunularak Orman İdaresine yapılan tebligat yapılması Orman İdaresi taraf sıfatı vermeyeceğinden, Orman İdaresinin davada usulüne uygun olarak yer aldığı kabul edilemeyeceğinden Orman İdaresi vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, davacı Hazine vekilinin yargılama giderlerine yönelik olan istinaf istemine gelince, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” düzenlemesi gereğince davacı Hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından, taşınmazların orman olduğu, orman vasfı ile Hazine adına tescili gerekli olduğu, aksi halde Orman İdaresi yönünden taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilerek, orman idaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususlarında temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca davalı ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.