Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/266 E. 2025/1856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/266
Karar No
2025/1856
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/723 E., 2021/597 K.

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili Kadastro Mahkemesine vermiş olduğu 21.12.2011 tarihli dava dilekçesinde; ... Merkez ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine göre yapılan kadastro yenileme çalışmalarında; 3270 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman olmasına rağmen tarla olarak tespit gördüğünü, taşınmazın ağaçlandırma sahası ve orman sınırları içinde kaldığını ve bu nedenle yapılan tespitin iptali ile taşınmazın tamamının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Kütahya Kadastro Mahkemesince talebin mülkiyete ilişkin olması nedeniyle görevsizlik kararı ile dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/415 Esas sırasında yapılan yargılama sonucunda; tapu maliki ...'in dava tarihinden önce ölmüş olduğu anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.05.2013 tarihli ve 2013/1249 Esas, 2013/6017 Karar sayılı kararıyla; dava şartı eksikliğinin yargılama sırasında tamamlanması nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115/3. maddesi gereğince, usulden ret kararı verilemeyeceği bildirilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında dosya Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/381 Esasına kaydedilmiş, Mahkemece yörede kadastro çalışmaları yapıldığından görevsizlik kararı ile dosya Kütahya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Kadastro Mahkemesince 2015/1 Esas ve 2015/1 Karar sayılı kararıyla; mülkiyet ihtilafına yönelik tefrik kararı verilerek esasa kaydedilen dosyada görevsizlik kararı verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/6840 Esas ve 2015/8034 Karar sayılı ilamıyla; davanın mülkiyet talebine yönelik olduğu, yenileme kadastrosuna itiraz niteliğinde olmadığı gerekçesiyle yargı yeri olarak Asliye Hukuk Mahkemesinin belirlendiği görülmüştür. Yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre davacının ... Mahallesi 3270 ada 3 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğinde olduğunu iddia ettiği, mülkiyet iddiası yönünden mahkemenin görevli olduğu, Kütahya Kadastro Mahkemesinin aynı parsele ilişkin olarak gördüğü 2014/44 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklendiği, Kadastro Mahkemesince yapılan keşif ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1900,74 metrekarelik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 407,14 metrekarelik kısmın orman olduğunun tespit edildiği ve orman sınırları içine alınmasına dair verilen Kadastro Mahkemesinin 2014/44 Esas ve 2017/13 Karar sayılı kararının Yargıtayca onanarak kesinleştiği, kesinleşme sonrası ayrıca bir araştırmaya gerek görülmeyerek, Kadastro Mahkemesi kararı ile uyumlu olacak şekilde, fen ve orman bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen 1900,74 metrekarelik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 407,14 metrekarelik kısmın davalılar adına olan kaydının tapudan ayrılarak Hazine adına orman vasfıyla adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın 4702,96 metrekarelik kısmına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından; taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca davacı ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/266, K. 2025/1856, T. 06.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-266-e-2025-1856-k-e62793ed41cb