Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5696 E. 2024/5715 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5696
- Karar No
- 2024/5715
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1558 Esas, 2022/758 Karar KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/135 Esas, 2021/111 Karar Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı Belediye vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Belediye vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) Ek-5nci maddesi uyarınca yapılıp 21.10.2015-19.11.2015 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Çankırı ili ... ilçesi ... –... Köyü 392 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile, 361 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile tespit ve tescil edildiklerini, ancak Resmi Gazete de yayınlanan 05.12.2016 tarihli ve 2016/831 sayılı üçlü kararnamede de belirtildiği üzere 392 ada 1 ve 361 ada 1 parsellerin bir bölümünün müvekkili Belediyenin idari sınırları içinde kaldığını, uzun yıllardır ... Belediyesi sınırları içinde ikamet eden kişiler tarafından kullanıldığını, mülkiyetinin müvekkili Belediyeye kullanım hakkının ise Belediye sakinlerine ait olduğunu ileri sürerek, anılan taşınmazların keşifte gösterecekleri kesimlerin tapu kayıtlarının iptal edilip ham toprak niteliği ile müvekkili Belediye adına tapuya tescil edilmesini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Dava, kadastro çalışma alanına itiraz, mer'a sicil kaydının iptali tescil, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "il ve ilçe sınırlarının belirlemesi konusunda mahkemenin herhangi bir görev ve yetkisi olmadığı" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı Belediye vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, "Belediyelerin ham toprak niteliği ile adına tapu iptali ve tescil isteğiyle dava açamayacağı, yine Belediyelerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı dava açamayacağı, tesis kadastro çalışma alanı sınırının da kesinleşerek tapuda tescil işlemlerinin yapıldığı, 6831 sayılı Orman Kanununda (6831 sayılı Kanun) da orman kadastro çalışma alanına itiraz edileceğine dair hüküm bulunmadığına göre ilk derece mahkemesince sonuç itibariyle davanın reddine karar verildiğinden" sonucu itibariyle doğru olan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Belediye vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.