Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5604 E. 2022/8900 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5604
Karar No
2022/8900
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair kararın, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.03.2022 tarihli ve 2021/3421 Esas, 2022/2194 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "ziraat bilirkişi raporuna ekli fotoğrafların çekişmeli taşınmazlardan hangisine ait olduğunun anlaşılamadığı gibi çekişmeli taşınmazlara bitişik mera parseli ile arasındaki sınırın neresi olduğunun belirtilmediği, 08.07.2014 ve 10.06.2008 tarihli ziraat bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği, yetersiz ziraat bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alındığı belirtilerek, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi, aynı yönteme göre tespit edilecek ve taşınmazların bulunduğu köyde ikamet eden yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılması, çekişmeli taşınmazların sınırında bulunan 159 ada 53 parsel sayılı mera parselinin tespitinin kesinleştiği göz önüne alınarak keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, sınırında bulunan mera parselinden açılıp açılmadığı, mera parseli ile arada doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarının sorulup saptanması, çekişmeli taşınmazların ilk maliki, intikali ve çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, yargılama sırasında dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkinin yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılması, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan önceki keşifler sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulgular da değerlendirilerek davacılar adına tesciline karar verilen bölümler ile taşınmazların geri kalan kısımlarının toprak yapısını mukayese eder şekilde çekişmeli taşınmaz bölümlerinin toprak yapısı ve niteliğinin ne olduğu, komşu parsellere göre arz ettiği özellikler ve taşınmazlar ile komşu mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, meranın devamı niteliğinde olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazları tüm yönleriyle gösterecek fotoğrafları çektirilmesi, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz bölümleri işaretlenmesi, fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor ile çekişmeli taşınmaz bölümlerinin komşu mera parseli ile konumunu yan kesit krokisiyle gösteren harita düzenlemesi istenmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 159 ada 14 ve 19 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 159 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 11.09.2018 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 9.423,41 metrekarelik bölümü ve 159 ada 19 parsel sayılı taşınmazın aynı rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 52.030,39 metrekarelik bölümünün Çat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/243 Esas ve 2007/235 Karar sayılı veraset ilamında isimleri bulunan ... ... mirasçıları adına çayır vasfıyla aynı adanın son parsel numaraları verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların geri kalan ve bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin ise hali arazi vasfıyla davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine onanmış, bu defa davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfleri ile gösterilen bölümlerinin çayır vasfında oldukları, komşu mera parseline sınır olmadıkları, sınırlarının belirgin olup çevresindeki parsellerle bariz şekilde ayrıldıkları ve taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için, öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Somut olayda; ziraatçi bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan raporda, her ne kadar soyut değerlendirme ile çekişmeli taşınmaz bölümlerinin çayır vasfında oldukları, sınırlarının belirgin olduğu ve taşlarının toplanarak ihya edildikleri belirtilmiş ise de; aynı rapora ekli fotoğraflardan çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde kuşburnu türü çalı formları ile geven bitkilerinin bulunduğu, taşınmaz bölümlerinin yüzeyinin taşlı durumda oldukları, toprağının işlenmediği ve sınırlarının belirgin olmadığı gibi, dava konusu taşınmazların davanın kabulüne karar verilen bölümleri ile temyize konu olmayan ve hali arazi vasfıyla davalı Hazine adına tesciline karar verilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfleri ile gösterilen bölümleri arasında da ayırıcı unsurun bulunmadığı, toprak yapısı ve bitki örtüsü yönünden benzer özellikler taşıdıkları, taşınmaz bölümleri üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunmadığı gözetildiğinde, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece verilen hükmün açıklanan bu nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken; maddi hata sonucu onandığı bu defaki incelemede anlaşılmıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin maddi hataya dayalı 10.03.2022 tarihli ve 2021/3421 Esas, 2022/2194 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5604, K. 2022/8900, T. 08.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-5604-e-2022-8900-k-dc331e8bb1e5