Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/9092 E. 2018/12921 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/9092
Karar No
2018/12921
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, müvekkilinin 1311 parsel sayılı taşınmazın 400/1600 hissesinin müvekkili tarafından 02.04.2010’da satın alındığını,o zamandan beri hissedar olduğunu, müvekkilinin satın aldığı taşınmaz hissesine tekabül eden kısmın davalı tarafından uzun süredir portakal bahçesi olarak kullanıldığını, davalı hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/141 Esas ve 2011/47 Karar sayılı ilamı ile elatmanın önlenmesine karar verildiğini, müvekkilinin satın aldığı taşınmaz üzerindeki mütemmim cüzü olan portakal ağaçlarına da malik olduğunu, davalının bu yerde hiçbir hakkı olmadığı halde portakal bahçesinin mahsulünü toplayıp bedelinden yararlandığını, müvekkilinin taşınmazı satın aldığı 02.04.2010 tarihinden dava tarihine kadar dönem için müvekkiline isabet eden 5593.75 m2’lik alanda yer alan portakal bahçesindeki mahsullerin bedelinin ödenmesini isteyerek dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 8000.00 TL ecrimisilin ödenmesini talep etti. Davalı vekili,müvekkilinin 36 yıldır dava konusu taşınmazda tasarrufta bulunarak narenciye bahçesi yetiştirdiğini, bu yerin daha sonra komşu parsel olan 1311 parsel içinde olduğunu öğrendiğini, bugüne kadar da 1311 parsel sayılı taşınmazın hissedarlarıyla aralarında bugüne kadar sorun olmadığını, davacılar satın almadan sonra bu yerin müvekkiline ait narenciye bahçesi olduğunu bilmelerine rağmen sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde davalı aleyhine elatmanın önlenmesi davası açıp men kararı aldırdıklarını, bu kararın kesinleşmeyip halen Yargıtay’da olduğunu,müdahale davasında tedbir kararının reddedilmesine rağmen davacının zor kullanarak narenciye mahsulüne el koyup sattığını,davalının 36 yıldır dava konusu yeri kendi yeri gibi kullanıp narenciye bahçesi yetiştirdiğini, tasarrufunun iyiniyetli olması nedeniyle iyiniyetli zilyede karşı ecrimisil davası açılamayacağını, davacının hisse satın aldığını,aldığı hissenin fiilen ve haricen taksim edilmediğini,bu yerin davacının satın aldığı kişilere fiilen ve haricen anlaşılarak ayrılan yer olmadığını, narenciyenin davalı tarafından dikildiği sabit olduğundan ecrimisil bedelinin dava tarihinden geriye doğru iktisap tarihi olan 02.04.2010 tarihine kadar olan taşınmazın boş olarak kiraya verildiğinde getireceği gelir olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ecrimisil isteğinin kısmen kabul kısmen reddi ile 895.00 TL ecrimisilin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine, kararı davacı vekili temyiz etmiş,Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nin 2013/11958 Esas, 2013/16436 Karar sayılı bozma ilamı ile “çekişmeye konu edilen muhdesatın, TMK'nun 684. madde hükmü uyarınca arzın mütemmim cüzü niteliğinde ve arzın mülkiyetine tabi olduğu sabit olup, arza paydaş durumunda olan davacının TMK 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkı nedeniyle muhtesatta da kullanım hakkı olacağı tartışmasız olduğu belirtilerek; ecrimisil hesabında muhdesata ilişkin gelirin de hesap edilmesi gerekirken, taşınmazın yalnız kira geliri üzerinden ecrimisile hükmedilmiş olması “ nedeniyle bozulmasına karar verilmiş,mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve bozma ilamı doğrultusunda ecrimisil hesabına muhtesata ilişkin gelir de dahil edilerek ek rapor aldırılmış,yargılama sonunda taleple bağlı kalınarak 8.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava tapulu taşınmaza ilişkin ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de;karar gerekçe yapılan 11.09.2014 tarihli ... mühendisi ek bilirkişi raporundaki belirlemelere göre; bilirkişi tarafından dava tarihine kadar hesaplama yapıldığı bildirilmiş ise de;raporun en alt kısmında Ekim 2010 ve Ekim 2011 yılına göre ecrimisil hesabı yapıldığı ancak buna göre de dava tarihi olan 31.05.2011 tarihinde ürünün hasat edilmediği dikkate alınarak bir hesaplama yapılması gerekirken, ürün dava tarihine kadar hasat edilmiş gibi hesaplama yapılmak suretiyle yılda 2 kere ürün alınıp alınabileceği belirlenmeden yetersiz bilirkişi raporu ile eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/9092, K. 2018/12921, T. 21.05.2018, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2018-9092-e-2018-12921-k-dc2dbbe1f165