Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/8989 E. 2013/2258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8989
Karar No
2013/2258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine ve Akçakaya Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescili davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Selim Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.07.2012 gün ve 145/80 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde kırk yılı aşkın bir zaman babasının zilyetlikle tasarrufunda bulunan uyuşmazlık konusu taşınmazın 1986 yılında babası tarafından kendisine verildiğini, yirmi beş yılı aşkın bir süre ile taşınmazın aralıksız çekişmesiz olarak kendisinin zilyetliğinde olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında 104 ada 20 parsel ... taşınmaz olarak Hazine adına tespit edildiğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile kendi adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, cevap dilekçesinde taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu olacak yerlerden olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 104 ada 20 parsel ... taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile Fen Bilirkişisinin 04.07.2012 tarihli krokisinde B harfi ile gösterilen 2890,30 m2’lik alanının ifrazı ile aynı adanın son numarasından sonra gelmek üzere davacı adına tapuya tesciline, taşınmazın C harfi ile gösterilen kısmının aynı adanın son numarasından sonra gelmek üzere davalı Hazine adına tesciline davalı Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitinden önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 996. maddeleriyle 3402 ... Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılmış mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen okunaklı, tablenligatif tutanağı ve belirtmelik tutanağı örnekleri ile komisyonca Hazine adına oluşturulan ve uyuşmazlık konusu taşınmaza revizyon gören 10.02.1964 tarih ve 1039 nolu tapu kaydı getirtilerek taşınmaza uygulanmadığı gibi maddi olaylardan olan zilyetlik olgusunun ispatı için tanık dinlenmeden sadece Yerel Bilirkişi beyanları ile yetinilerek karar verilmiş ve Toprak Tevzi Komisyonunca oluşturulan tapu kayıt tarihinden geriye doğru yirmi yıllık zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamıştır. Uyuşmazlık konusu 104 ada 20 parsel ... taşınmaz 08.04.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 10.02.1964 tarih ve 1039 nolu tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit edilmiş, tespitin 24.05.2006 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur. Yargılama tutanaklarının tetkikinde taraflara tanık ve delil listelerini sunmak üzere süre ve imkan tanınmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf kadastro öncesi kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki nedenine dayalı olarak tapu kaydının iptalini istemiştir. Davada kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanıldığına göre, kazanmayı sağlayan zilyetliğin davalıya karşı kanıtlanması gerekir. Hukuki niteliği yanında maddi olaylardan sayılan zilyetliğin, tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkün bulunmaktadır (3402 KK. m. 14/1 fıkra). HMK'nun 27. maddesine göre (HUMK'nun 73 m.) hukuki dinlenilme hakkı ispat hakkını da kapsamaktadır. Hukuki dinlenilme hakkı Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Zira insan onurunun yargılamada ki zorunlu bir sonucu olarak yargılama sujelerinin yargılamada şeklen yer almaları dışında, tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve ispat haklarını tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermesi gereklidir. Keşif sırasında Yerel Bilirkişilerden tapu kayıtlarının uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı sorulmuş ancak zilyetlik süresi ile zilyetlikle edinme koşulları yönünden Yerel Bilirkişi ve bilgisine başvurulmamıştır. 6100 ... HMK'nun 266 (HUMK'nun 275) maddesinde hangi amaçla bilirkişinin bilgisine başvurulacağı açıklanmıştır. Bu nedenle tanık dinlenmeden sadece Yerel Bilirkişi sözleri esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Uyuşmazlık konusu taşınmazlar revizyon gören 10.02.1964 tarih ve 1039 nolu tapu kaydı ile Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanağı ile tablendigatif tutanaklarının okunaklı örnekleri dosya arasına celp edilerek, bu tutanaklardan yararlanılmamıştır. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş Toprak Tevzi Komisyonu'nca oluşturulan belirtmelik tutanağı ile tablendigatif tutanağının okunaklı ve onaylı örneğinin İl Özel İdare Müdürlüğü'nden, uyuşmazlık konusu taşınmaza kadastro çalışmaları sırasında revizyon gören 10.02.1964 tarih ve 1039 nolu tapu kaydının bulunduğu Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, tanık ve tüm delillerini bildirmeleri için taraflara süre ve imkan tanınması, Yerel Bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243 ve 244. maddeleri uyarınca davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, aynı Kanunun 259. maddesi uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle Yerel Bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde dinlenmelerinin sağlanması, taşınmazın niteliği ile davacı ve murisi tarafından kullanım süresinin ne zaman başladığının ve taşınmaz üzerinde ne tür tarımsal faaliyetlerinde bulunulduğunun belirlenmeye çalışılması, Hazinenin dayanağı olan tapunun oluştuğu tarih olan 10.02.1964 tarihinden geriye doğru yirmi yıllık zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığının Yerel Bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, taşınmaza revizyon gören ve Toprak Tevzi Komisyonu'nca oluşturulan tapu kaydı ile belirtmelik tutanağı ile tablendigatif tutanağının teknik ve Yerel Bilirkişiler aracılığıyla mahallinde uygulanması, tanık ve Yerel Bilirkişilerin beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde aynı Kanunun 266/1 maddesi göz önünde tutularak çelişkinin giderilmesine çalışılması gerekir. Bu nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/8989, K. 2013/2258, T. 25.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2012-8989-e-2013-2258-k-c8207a9eba9b