Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/8910 E. 2013/2383 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/8910
- Karar No
- 2013/2383
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ve ... ile Hazine ve Arısu Köyü aralarındaki tescil davasının kısmen kabülüne ve kısmen reddine dair Mazıdağı Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.06.2012 gün ve 128/113 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, imar-ihya, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayanarak 1978 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tescil harici bırakılan bir parça taşınmazın vekiledeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Birleşen 2009/129 Esas ... davanın davacısı ... vekili de imar-ihya, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayanarak 1978 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tescil harici bırakılan bir parça taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, Mahkemece iki dava arasındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle davaların birlikte görülmesine karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili, dava konusu her iki taşınmaz da devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi cevap vermediği gibi yargılama oturumlarına da iştirak etmemiştir. Mahkemece, her iki davanın Kabulüne, 30.03.2012 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 35.958,73 m2 'nin ... adına ve B harfi ile gösterilen 16.131,02 m2 nin ... adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; Dava konusu taşınmaz yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1978 yılında 766 ... yasanın 2. maddesi uyarınca tescil harici bırakılmıştır. Mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar; taşınmazın "taşlık"vasfı ile tespit harici bırakılmış iken davacı tarafından uzun yıllardan beri tarım arazisi olarak kullanılmakta olduğunu bildirmiş ancak, imar ihyanın kim tarafından ne şekilde ve hangi tarihler arasında gerçekleştirildiğini açıklamamış, davacı ..., davacı ... ve ...'in babası için usulüne uygun belgesizden zilyetlik yoluyla elde ettikleri taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılmamış, uyuşmazlığın çözümü için hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Bilindiği üzere bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının kadastrodan sonraki, dava tarihinden önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava tarihi olan 2009 yılına göre 20 - 30 yıl öncesine ait (1979-1989 yılları arası) stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerektiği uzman öğretim üyelerinin yayınlarındaki görüşleri olup, bu görüş Dairenin kararlılık kazanmış içtihatlarıyla da benimsenmiştir. Ayrıca, stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelenirse arazinin üç boyutlu görüleceği, taşınmazın sınırlarının belirlenebileceği ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi olanaklıdır. Mahkemece, yapılacak iş; ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle dava tarihinden 20-30 yıl öncesine ait ( 1979-1989 yılları arası) ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının merciinden getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşlık vasfındaki taşınmazın kim tarafından hangi tarihte imar-ihyasına başlandığı, imar ihyanın hangi tarihte bittiği, taşınmazdaki tarımsal amaçlı zilyetliğin hangi tarihte başladığı, kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü sorularak zilyetlikle edinme koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde HMK'nun 261.maddesine göre giderilmesine çalışılmalı, tanık ve bilirkişi sözleri bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Öte yandan 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne göre; zilyetliğin bu Kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde, zilyedin aynı çalışma alanı içinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçmeyecektir. Mahkemece davacılar için Tapu Müdürlüğü'nden gerekli araştırma yapılmış ise de belgesizden edinilen taşınmazlar olup olmadığı, Kadastro Müdürlüğü'nden ve zilyetliğe dayalı olarak hükmen tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı, Hukuk Mahkemeleri Yazı işleri Müdürlüğü'nden sorulmamıştır. Davacılar adına belgesizden edinilen taşınmaz bulunup bulunmadığının o yer Kadastro Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı işleri Müdürlüğü'nden, davacı ... yönünden ise bu iki müdürlüğün yanı sıra Tapu Müdürlüğü'nden de sorularak varsa ilgililer adına belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmazlara ait tutanak, kayıt ve hüküm dosyalarının getirtilerek 3402 ... Yasanın 14. maddesindeki limitlerin gözönüne alınmamış olması da doğru değildir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 ... HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.