Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/8773 E. 2013/1818 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8773
Karar No
2013/1818
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Erciş Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 20.09.2011 gün ve 300/687 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde, 4 ada 10 parselin mirasbırakanı babası...'ın tüm mirasçıları adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, bu taşınmazın devamı niteliğinde olan ve kadastro sırasında tescil harici bırakılan yer hakkında davalı ağabeyi tarafından tescil davası açıldığını, davanın kabulü ile taşınmazın 7 ada 61 parsel numarasıyla sadece davalı adına tescil edildiğini, taşınmazda tüm mirasçıların hakkının bulunduğunu açıklayarak, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile muris... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Davalı duruşmada, taşınmazın babasından intikal etmediğini, kendi zilyetliğine dayanarak açtığı dava sonucunda adına tescil edildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tescil davasında yapılan ilanlara rağmen davacının davada yeralmadığı, tescile ilişkin kararın davacı bakımından kesin hüküm oluşturduğu, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra eldeki davanın açıldığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Kadastro sırasında tescil harici bırakılan nizalı taşınmaz, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Erciş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.04.1998 tarih, 1988/145 Esas- 1989/158 Karar ... ilamı ile 20.08.1990 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Anılan dava dosyası ekte olup yapılan incelemede; davalının kazanmayı sağlayan kendi zilyetliğine dayalı olarak taşınmazın adına tescilini talep ettiği, davayı Hazine ve Erciş Belediye Başkanlığı'na yönelttiği, davacı ile ortak mirasbırakan...'ın diğer mirasçılarının davada yeralmadığı saptanmıştır. O halde, davacının taraf sıfatıyla yeralmadığı sözkonusu ilamın eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan, davaya konu taşınmaz, kadastro çalışmalarında, tescil harici bırakılmıştır. 3402 ... Kadastro Yasası'nın 12/3 ya da 766 ... Tapulama Kanunu'nun 31. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süreler, tapulama/kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlarla ilgilidir. Somut olayda, nizalı yer için tutanak düzenlenmediğine göre hak düşürücü sürenin bu tür yerler hakkında uygulama olanağı bulunmamaktadır. Davacı, taşınmaz babasına ait olup ölümüyle mirasçılarına intikal ettiğini bildirerek, tüm mirasçılar adına iptal ve tescil talebinde bulunmuştur. Dosya arasındaki Erciş Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 14.04.1994 tarih ve 1994/73 Esas-67 Karar ... mirasçılık belgesine göre tarafların ortak mirasbırakanı...'ın 1969 yılında öldüğü, davanın tarafları ile birlikte 19 kişiyi mirasçı bıraktığı saptanmıştır. 19.01.2011 tarihinde mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanları ile nizalı taşınmazın ortak mirasbırakandan kaldığı sabit olup, davalı bu yerin taksim ile kendisine intikal ettiğini veya babasının kendisine özgülediğini ispat edememiştir. Miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu taşınmazlarda mirasçıların birbirleri aleyhine tek başına miras payının iptaline ilişkin dava açmaları mümkün olup oybirliği aranmaz (HGK. 23.10.1996 T. 1996/7-522 Esas ve 1996/713 Karar) Davacı, mirasçılar arasında görülen böyle bir davada, sadece kendi payı yönünden iptal ve tescil isteğinde bulunabilir. Bu ilke TMK'nun 702. maddesinde öngörülen oybirliği kuralının istisnasını oluşturmaktadır. Saptanan bu olgular karşısında mahkemece, davacının miras payı oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, maddi olgular ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Çünkü, davacının tüm mirasçılar adına iptal ve tescil isteğinde bulunması, sadece kendi payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunduğu şeklinde anlamak ve yorumlamak gerekir. Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 ... HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/8773, K. 2013/1818, T. 21.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2012-8773-e-2013-1818-k-62dc2ffec3db