Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/485 E. 2026/5996 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/485
Karar No
2026/5996
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3715 E., 2025/151 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2025 tarihli ve 2023/411 Esas, 2025/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3.,188/4-a.,52/2-4.,53.,63.,54/4.58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 17.10.2025 tarihli ve 2025/3715 Esas, 2025/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemleri Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup, uyuşturucu maddeyi ticaret değil kullanma maksadı ile bulundurduğuna, kan ve idrar testi sonuçlarına göre uyuşturucu kullandığının tespit edildiğine, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine, olayda uyuşturucu ticaretinde kullanılan materyallerin ele geçirilmediğine, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanık hakkında ihbar, fiziki ve teknik takip bulunmadığına, sanık hakkında TCK 192/3. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin ve aynı Kanunun 62. maddesinde yer alan takdiri indirimin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 07.10.2023 tarihinde kolluk görevlilerinin 01 A** *** plaka sayılı motosiklet üzerinde iki şahıs gördüğü, kolluk görevlilerinin yaklaştığı sırada şahısların kaçmaya çalıştığı, motosiklet ile ilerlerken arka tarafta oturan sanık ...'in yere bir cisim attığı, sanığın yere attığı maddenin ... maddesi olduğu iddiasına ilişkin olarak; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ele geçirilen maddelerin türü ve miktarı, hükme esas alınan olay, tespit, el koyma ve yakalama tutanağı, tanık beyanı, kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince temel cezanın alt sınırından uzaklaşılarak verilmesi gerektiğine dair eleştiride ve verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren ve 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi hükmünde, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 17.10.2025 tarihli ve 2025/3715 Esas, 2025/151 Karar sayılı kararında sanık ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan hüküm fıkrasının mahsus bölümünden tekerrür ile ilgili kısmında "koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına" ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/485, K. 2026/5996, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-485-e-2026-5996-k-fb2271ca0606