Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/764 E. 2026/2400 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/764
- Karar No
- 2026/2400
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2980 Esas-2024/2153 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2024/322 Esas, 2024/402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2-4, 53, 54/1-4, 63. ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30. 000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.10.2024 tarihli ve 2024/2980 Esas, 2024/2153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünü uygulamak suretiyle İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına, sanığın kullanıcı olduğuna ve sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamına göre ticari taksiden inen sanığın tedirgin hareketlerde bulunduğu, suça konu maddeleri kendi rızası ile teslim etmemiş olsaydı dahi, sanığın üstünde arama yapılması için Cumhuriyet savcılığından yazılı arama emri alınarak arama yapılacağı ve suça konu maddelerin yine ele geçirileceği, kolluk kuvvetlerinin olayın hemen akabinde Cumhuriyet savcılığını arayarak bu hususta irade gösterdiklerinin anlaşıldığı olayda, koşulları oluşmadığı halde, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın içinde bulunduğu ticari taksinin durdurulduğu, araçtan inen sanığın tedirgin hareketlerde bulunması üzerine, üstünde herhangi bir suç unsurunun bulunup bulunmadığının sorulduğu, sanığın cebinden çıkardığı sakız kutusu içindeki metamfetamine el konulduğu, sanığın suça konu maddeyi satışa arz için bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın savunmaları ve ele geçen maddelerin niteliği ve ele geçiriliş şekli nazara alındığında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanığın koşullu salıverilmemesine ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.10.2024 tarihli ve 2024/2980 Esas, 2024/2153 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmında "5275 sayılı yasanın 108/3. maddesi gereğince sanığın şartlı tahliye hükümlerinden yararlandırılmamasına," ibaresinin çıkarılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.