Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3884 E. 2025/4576 K. – Sahte Parayı

Konu: Sahte Parayı Bilerek Kabul Etme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3884
Karar No
2025/4576
Karar Tarihi
Konu
Sahte Parayı Bilerek Kabul Etme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/313 E., 2024/421 K.- (2007/70 E., 2007/91K.) SUÇ : Sahte parayı bilerek kabul etme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanığın 02.12.2024 havale tarihli dilekçesi ile hakkında kurulan 19.11.2024 tarihli hükmü temyiz etmiş ise de; sanık hakkında ilk defa kurulan 21.06.2007 tarihli, 2007/70 Esas ve 2007/91 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün kanun yolu bildiriminde, başvurulabilecek kanun yolu, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii ile başvuru şekli usulüne uygun şekilde gösterilmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın bahsi geçen temyiz dilekçesinin 21.06.2007 tarihli ve henüz kesinleşmemiş olan hükme karşı temyiz başvurusu niteliğinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2. ve 232/6. maddesine göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken; sanık hakkında 21.06.2007 tarihli, sanığın yüzüne karşı verilen kararda " ..sanıkların yüzlerine karşı C. savcısının huzuru ile talebe uygun ve 7 günlük sürede Yargıtay yolu açık olmak üzere" denilmek suretiyle kanun yolu bildiriminin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı, bu nedenle anılan kararın da kesinleşmediği, daha sonrasında sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve bu kararın açıklanmasına dair 19.11.2024 tarihli hükmün hukuken geçersiz olduğu ve zamanaşımı süresini kesmeyeceği hususu gözetildiğinde; 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin ilk mahkûmiyet karar tarihi olan 21.06.2007 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/3884, K. 2025/4576, T. 03.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-3884-e-2025-4576-k-3428ecbadbc2