Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13467 E. 2026/7236 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13467
- Karar No
- 2026/7236
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3362 E., 2025/3344 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2025 tarihli ve 2024/609 Esas, 2025/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,4-a,62, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/3362 Esas, 2025/3344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi, arama yapılan adreste sanığın yaşamadığına, kolluk kuvvetlerinin Cumhuriyet savcısına haber vermeden fiziki takibe başladığına, bu durumun hukuka aykırı olduğuna, arama kararı olmadan binanın eklentisinde arama yapılarak hukuka aykırı delil elde edildiğine, gecikmesinde sakınca bulunan hal olmadığı halde Cumhuriyet savcısı tarafından alınan adli arama kararının hukuka aykırı olduğuna, tutanak içeriğinin ve tanık ifadesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın üst aramasında suç unsuru elde edilmediğine, sanığın "..." adlı ilacı kullandığına, bu ilacın ciddi ruhsal bozukluk içeren hastalıklarda kullanılması nedeniyle sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığı yönünde rapor aldırılması gerektiğine, sanıktan elde edilen maddeler nedeniyle arama kararı bulunmadığına, sanığın ele geçen maddeleri kullanmak için bulundurduğuna, kendisine uyuşturucu madde sattıran kişilerin adlarını vermesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tanık ifadesinin alınması gerektiğine, ele geçen maddelerin kullanım sınırında kaldığına, tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığına yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takip ve arama sonucunda sanığın uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak; İstihbari bilgi, fiziki takip tutanağı, olay tutanağı, sanık savunmaları, uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın bahse konu adreste uyuşturucu madde sattığı yönünde gelen bilgiler üzerine fiziki takibe başlandığı, yapılan fiziki takipte tanığın söz konu adreste yer alan evin penceresinden uyuşturucu madde aldığının görüldüğü, söz konusu eve polis ekiplerince gidildiğinde sanığın polisleri gördüğünde elinde bulunan poşeti attığı, poşet içerisi kontrol edildiğinde 57 adet satışa hazır halde ... maddesinin bulunduğunun tespit edildiği, ev içerisinde yapılan aramada uyuşturucu madde satışının gerçekleştiği pencere kenarında bulunan sehpa üzerinde ve altında uyuşturucu madde paketlemeye yarayan eşyalar ile satışa hazır halde 2 paket ... maddesi ele geçtiği olayda, sanığın mahkeme huzurunda alınan ifadesinde söz konusu adresin "C.B." adlı şahsa ait olduğunu ve bu şahsa olan borcu nedeniyle şahsın kendisine uyuşturucu madde satışı yaptırdığına dair ikrar içeren beyanı, ele geçen maddelerin satışa hazır halde bulunması ve olayı doğrulayan istihbari bilgiler bir arada değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; kolluk kuvveti tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanığın kendisine uyuşturucu madde satışı yaptırdığını beyan ettiği şahıs hakkında suç duyurunda bulunularak sonucuna göre yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulması suretiyle, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının her zaman mümkün olduğu, tüm yargılama boyunca sanığın cezai ehliyetinin olmadığına dair hiç bir iddianın bulunmadığı, sanık hakkında uygulanan tekerrür hükümlerinde isabetsizlik bulunmadığı da anlaşıldığından sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinden görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/3362 Esas, 2025/3344 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.