Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13334 E. 2026/7829 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13334
- Karar No
- 2026/7829
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2868 E., 2025/2036 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2025 tarihli ve 2025/162 Esas, 2025/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 06.10.2025 tarihli ve 2025/2868 Esas, 2025/2036 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, tanığın aşamalardaki çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceği, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu ve ele geçenin uyuşturucu maddenin kullanma sınırlarında bulunduğu, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın uyuşturucu satışı yaptığına ilişkin bilgiler üzerine yapılan fiziki takipte, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ....’nın yerden bir cisim alarak sanığın ikametinin önüne geldiği ve sanıkla konuşmaya başladığı, tanığın sanığa para olduğu değerlendirilen cismi verdiği, sanığın da uyuşturucu olduğu değerlendirilen bir cismi tanığın elindeki cismin içine döktüğünün görülmesi üzerine tanığın durdurulduğu, üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda yakalanmadan hemen önce aldığını beyan ettiği sentetik kannabinoidi teslim ettiği, usulüne uygun olarak sanığın ikametine yapılan aramada da sanığın bulunduğu oda içerisinde yere atılı vaziyette parçalar hâlinde sentetik ..., yatak altında aseton ve sentetik ... maddesi yapımında çoğaltım maddesi olarak kullanıldığı değerlendirilen tütün bulunduğu olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Olay tutanakları, sanıkla temas halinde olan .... isimli şahsın soruşturma aşamasında müdafii huzunda alınan beyanı, .... isimli şahıstan ve sanıktan ele geçen maddenin cinsi bakımından benzer olmasına göre, sanığın, .... isimli şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığı ve kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi de yine satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıkla tanık arasındaki alışverişin görülmesi ve tanığın kolluk beyanının fiziki takip tutanağı ile uyumlu olması nedeniyle tanığın soruşturma beyanına üstünlük tanınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 06.10.2025 tarihli ve 2025/2868 Esas, 2025/2036 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde karar verildi.