Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/389 E. 2024/6372 K. – Parada Sahtecilik
Konu: Parada Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/389
- Karar No
- 2024/6372
- Karar Tarihi
- Konu
- Parada Sahtecilik
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/94 Esas, 2023/255 Karar SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2014 tarihli iddianamesiyle sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli kararıyla; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrasına uyma ihtimaline binaen davaya bakma görevi Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir. 3. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sahte paranın müsaderesine ve Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.04.2023 tarihli kararıyla ek savunma hakkı verilmeden ya da adli sicil kaydı okunmadan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulandığından bahisle bozma kararı verilmiştir. 5. Mahkemesince Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.04.2023 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Sanığa; 26.09.2023 tarihli duruşmada ek savunma hakkı verilmiştir; ayrıca adli sicil kaydı okunarak kaydın sanığa ait olduğu sanığın kabulü ile teyit edilmiştir. 6. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli kararıyla; sanığın, parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suç eşyalarının müsaderesine ve T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, müşteki ve tanıklarla yüzleştirilmeden mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; sanığın sahte 100,00 TL değerindeki parayı şikayetçi ATM'den para çekmekte olan ...'ya iki adet 50,00 TL olarak bozdurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Müştekinin paranın sahte olduğunu anlaması üzerine; sanığın kaçmaya başladığına ve vatandaşlarca yakalandığına dair tutanak düzenlenmiştir. 3. Sanık soruşturma aşamasında alınan beyanında; parayı kendisinin bozdurduğunu ancak sahte olduğunu ve nereden aldığını bilmediğini beyan etmiştir. 4. Sanık kovuşturma aşamasında alınan beyanında; atılı suçla ilgisinin bulunmadığını, soruşturma aşamasında yakalanan kişinin kendisi olmadığını, soruşturma aşamasındaki evrakları kendisinin imzalamadığını beyan etmiştir. 21.10.2015 tarihli bilirkişi raporu ile soruşturma aşamasındaki imzaların sanığa ait olduğu tespit edilmiştir. 5. 28.10.2014 tarihli Merkez Bankası İstanbul Şubesi Sahte Banknot/Efektif/Değerli Kağıt inceleme ve değerlendirme raporuna göre; davaya konu edilen para sahte ve aldatma kabiliyetini haizdir. 6. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli, 2023/94 Esas ve 2023/255 Karar sayılı kararının temyiz incelemesinde; oluş, tüm dosya kapsamı, olay tutanağı, soruşturma aşamasındaki imzaların sanığa ait olduğuna dair bilirkişi raporu, müştekinin aşamalardaki tutarlı beyanları ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.04.2023 tarihli bozma ilamı birlikte değerlendirilmiştir. Bu cihetle; sanığın soruşturma aşamasında sahte parayı kendisinin bozdurduğuna dair kabulü ile kovuşturma aşamasındaki savunmalarının aksine bu beyanlara ilişkin imzaların sanığa ait olduğuna dair bilirkişi raporu, paranın sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair Merkez Bankası raporu ve müşteki beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde ve uygulamada isabetsizlik görülmemiştir.. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli, 2023/94 Esas ve 2023/255 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.