Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/26208 E. 2025/8169 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/26208
- Karar No
- 2025/8169
- Karar Tarihi
BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/59 Esas, 2024/106 Karar SUÇ : Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/135 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.12.2023 tarih, 2021/380 Esas, 2023/9616 Karar sayılı ilamı ile sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2024/59 Esas, 2024/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a,b, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Fazla ceza verildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'ın olay tarihinde Z. ile evli olduğu, mağdur M'nin ise Z. ile gönül ilişkisi yaşadığı, sanık ...'ın inceleme dışı sanık...ile birlikte; mağdura bıçak göstermek suretiyle Z. nin evinden alıp araca bindirdiği ve bıçakla tehdit edip darp ederek cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın aşamalardaki ifadeleri, tanık beyanları, doktor raporu ile kolluk tutanağına göre, sanığın, cebir ve tehdit kullanarak mağduru hürriyetinden yoksun bıraktığı şeklindeki kabulün 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının isabetli olduğu, kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2024/59 Esas, 2024/106 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde karar verildi.