Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/26183 E. 2025/3273 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/26183
- Karar No
- 2025/3273
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/182 E., 2024/305 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.02.2024 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 12/1. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 7 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Olayın sübutuna sanığın atılı suçu işlemediğine yeterli delil elde edilmediğine, mesajların içeriklerinin satın alıp almama konusunda fikir almak için yapıldığına, suça konu silahların sanığa ait olmadığına, sanığın, diğer sanık ...'a silah sattığı kabul edilse dahi sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesindeki suçu oluşturacağına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre, temyiz dışı sanık ...'ın suça konu tabanca ele geçirildiği, savunmasında tabancayı ... ilinde ikamet eden ... İlçesi ... Köyünden olan sanık ... isimli şahıstan 3.000,00 TL karşılığında satın aldığını, bu şahsın halen Siirt merkezde bulunduğunu, cep telefonunda bu şahıs ile silah alım satımı konusunda mesajlaşmaların olduğunu belirterek söz konusu mesajların rızayla dosyaya eklendiği, mesaj içeriklerine göre ele geçirilen silahın niteliklerinin mesaj kayıtlarındaki silah olduğu sanığın bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunması, kriminal rapor ile temyiz dışı sanık ...'ın tüm aşamalardaki beyanları ve mesaj içerikleri dikkate alındığında, sanığın temyiz dışı sanığa 2 adet tabanca sattığı ve sanığın silah ticaretine ve yaymaya yönelik kastı bulunduğu gözetildiğinde Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik olmadığı suçun unsurlarının oluştuğu ve yeterli delil elde edildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/182 Esas, 2024/305 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi. (K.D) KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında hükmedilen silah ticareti suçundan mahkumiyete dair sayın çoğunluğun onama konusundaki görüşüne katılmıyorum. Sanık ...'in mahkûmiyetine dair deliller, temyiz dışı diğer sanık ...'ın silahı .. aldığına dair beyanı ve WhatsApp'tan aralarındaki yazışmalardır. Sanık ...'ın beyanları atfı cürüm niteliğinde olup sanık ...'in cezalandırılması için yeterli değildir. Diğer delil olan telefon uygulamasında bulunan WhatsApp yazışmaları da tam bir netlikte olmayıp, içerisindeki konuşmalar tereddütlerle doludur. Sanık ...'in müsnet suçu işlediğini tahmin etsek bile bu husus şüphe seviyesinde olup, mevcut delil sanığın müsnet suçu işlediğine dair bu şüpheyi aşan, kesin, tam bir vicdani kanaati hasıl edecek bir delil niteliğinde değildir. Masumiyet karinesi, ceza yargılamasının en önemli ilkesi olup; kişinin suçluluğunun kesin, somut, inandırıcı ve tam bir vicdani kanaat oluşturacak delillerle ispatlanması gerekir. Aksi halde şüphenin bulunduğu durumlarda "yapmıştır" denilerek mahkûmiyet hükmü kurulması, dönülmesi ve onarılması güç haksızlıklara yol açma ihtimalini içerisinde barındırmaktadır. Şu unutulmamalıdır ki suçun işlendiği hususunda şüphenin bulunduğu durumlarda mahkûmiyete göre beraat daha hayırlıdır ve daha adildir. Bu itibarla sanık hakkındaki deliller, cezalandırılması için yeterli nitelikte olmadığı cihetle sanık hakkında müsnet suçtan beraat kararı verilmesi kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 22.04.2025 Karşı Düşünce ...