Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/23516 E. 2025/5095 K. – Kişiyi Hürriyeti
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/23516
- Karar No
- 2025/5095
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/778 E., 2023/1241 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiş, bu kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin, 13.09.2023 tarihli kararı ile, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği yönünden bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Bozma ilamı üzerine, Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2023 tarihli ve 2023/778 Esas, 2023/1241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-f, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Suçun sübutuna, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava dosyası kapsamına göre, tanık İ.K.'nın olaydan önce borcuna karşılık sanığa cep telefonunu vermesi, tanığın akrabası olan 16 yaşındaki mağdurun sanığın evinin önüne giderek söz konusu telefonları sanıktan istemesi, sanığın vermemesi üzerine mağdurun sinkaflı küfür ederek bu kez sanığın çalıştığı fırına gitmesi, fırına gelen sanığın mağduru elektrikli fırın içine koyup kapıyı kilitleyerek, kolluk ekibini arayarak mağdurdan şikayetçi olması, sanığın kolluk biriminin geldiği 20 dakika süre boyunca mağduru kilitli olduğu yerden çıkarmaması, mağdurun jandarma ekibi tarafından kurtarılması, iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, verilen kararda bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un haksız tahrik başlıklı 29. maddesi "Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." şeklinde olup, mağdurun, akrabasına ait olan ve sanıkta bulunan cep telefonlarını almak için sanığın evinin önüne giderek söz konusu telefonları sanıktan istediği, sanığın vermemesi üzerine mağdurun sinkaflı küfür ettiği ve sanığın çalıştığı fırının önüne gittiği, sanığın da mağduru elektrikli fırın içine koyup kapıyı kilitleyerek, kolluk ekibini arayarak mağdurdan şikayetçi olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Sanığın, "mağdurun kendisine hakaret etmesi nedeniyle" buna öfkelenerek yaşamış olduğu hiddetin etkisiyle atılı suçu işlediğine yönelik savunması, bu hususun tanık Z.Ş. tarafından da doğrulandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünün (2.) numaralı bendinde açıklanan nedenle, Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/778 Esas, 2023/1241 Karar ve 28.12.2023 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.