Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/12334 E. 2025/3419 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/12334
Karar No
2025/3419
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2167 E., 2022/2144 K. SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesinin 1. cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca, 5 yıl 3 ay 22 gün hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 26.09.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suça konu imha edilen fidelerin hint keneviri olduğuna dair uzman bir bilirkişi raporu bulunmadığına, kriminal raporda ise suça konu bitki fidelerinden ne kadar esrar elde edilebileceğinin belirtilmediğine, imha edilen fidelerle ilgili rapor alınmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eylemin sübutu halinde sanığın suça konu kenevirleri kendi kullanımı için ektiğinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerinin önleyici devriye görevlerinin icrası esnasında .. Mahallesi, .. Mevkiinde sanığın evinin önünde bulunan saksılarda hint keneviri olduğu değerlendirilen bitkilerin görülmesi üzerine sanığın ev ve eklentilerinde usulüne uygun olarak yapılan aramada suça konu kenevir bitkilerinin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; Suça konu kenevirlerin ele geçirilmesine ilişkin olarak düzenlenen kolluk tutanağına göre, sanığın evinin bahçesinin muhtelif kısımlarında ele geçirilen kenevir bitkilerinden 196 adedinin boyları 3 cm ile 5 cm arasında iken 2 adedinin boylarının 50 cm ve 60 cm olduğu dikkate alındığında, boylarının birbirinden göz ardı edilemeyecek derecede farklı olmasının yanında, sanığın kovuşturma aşamasında 16.09.2021 tarihli celsede, müdafii de hazır olduğu halde alınan savunmasında ele geçen kenevir bitkilerinden 5 adedini diğerlerinden 2 ay önce ektiğini ifade ettiği, bu şekilde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçtan belirlenen temel hapis cezası üzerinden zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı nazara alınarak, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Olayın intikali, suça konu kenevirlerin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından tutulan tutanaklar, ele geçirilen hint keneviri bitki sayısı, ele geçirilen bitkilerin tamamına ilişkin olarak ziraat bilirkişileri ve kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 15.04.2020 tarihli kenevir bitkisi tespit ve imha tutanağı, kenevir bitkilerine ilişkin kriminal polis laboratuvarı raporu, sanığın aşamalardaki tevilli ikrara dönük savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 29.06.2022 tarihli, 2021/2167 Esas, 2022/2144 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince sanığın ev ve eklentilerinde yapılan arama neticesinde, suça konu kenevirlerin sanığın bahçesinde ele geçirildiği anlaşılmaktadır. 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesinde düzenlenen izinsiz kenevir yetiştirme suçunun doğası gereği, suçun işlenmesi için, diğer bir deyişle kenevir bitkisinin yetişmesi için belirli bir zamanın geçmesi gerekecektir. Bu geçen zaman içerisinde, kenevir bitkilerinin yetişme süresi ve boylarının çevresel faktörlerin etkisiyle farklılıklar arz etmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu kapsamda, suça konu kenevirlerin sanığın bahçesinde yapılan aramada, mekansal bütünlük arz edecek şekilde aynı anda ve aynı alanda ele geçirildiği gözetilerek, söz konusu farklı boylardaki hint kenevirlerini yetiştirme eyleminin temadi eden zaman dilimi içinde gerçekleştirilmiş tek fiil olarak kabulü gerektiği, sanık hakkında belirlenen temel hapis cezası üzerinden zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğu, bu sebeple kararın bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki düşüncesine katılmamaktayım. 29.04.2025

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/12334, K. 2025/3419, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-12334-e-2025-3419-k-6a6400f50efd