Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/12166 E. 2025/3196 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/12166
- Karar No
- 2025/3196
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2635 E., 2020/2679 K. SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; ceza miktarı dikkate alınarak ve takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.08.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5-1. cümlesi uyarınca, 6 yıl 3 ay hapis ve 41.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.08.2019 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 30.10.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın suça konu kenevirleri kendi kullanımı için ektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığına, eylemin tek suç oluşturduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerinin önleyici devriye görevlerinin icrası esnasında ... mevkiinde ormanlık alanda el feneri yandığını görmeleri üzerine bu bölgeye gittikleri, bu bölgede etrafı kuru dal ve ağaç yapraklarıyla çevrili birbirine bitişik iki ayrı alanda, muhtelif boylarda suça konu kenevirleri ele geçirdikleri, el feneri olarak görünen ışığın madenci bareti ışığı olduğunun ve olay yerine bırakıldığının tespit edildiği, kenevir eken kişinin olay yerine geleceği değerlendirilerek beklenilmeye başlandığı, bir süre sonra sanığın olay yerine geldiği, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; Olayın intikali ve sanığın yakalanma şekli, etrafı kuru dal ve ağaç yapraklarıyla çevrili iki ayrı bölgede suça konu kenevirlerin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından tutulan tutanaklar, ele geçirilen hint keneviri bitki sayısı, sanığın aşamalardaki tevilli ikrara dönük savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2313 sayılı Kanun'un 23/5-1. maddesinde düzenlenen esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapmak suçu, kenevir bitkilerinin yetişmesinin belli bir zaman alması dikkate alındığında niteliği gereği ani bir suç olmayıp, temadi eden bir suç niteliğindedir. Bunların yanında, kenevir bitkilerinin yetişme süresi ve boylarının çevresel faktörlerin etkisiyle farklılıklar arz etmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu kapsamda, somut dava dosyasında suça konu hint kenevirlerinin, etrafı kuru dal ve ağaç yapraklarıyla çevrili birbirine bitişik iki ayrı alanda, muhtelif boylarda olsalar da aynı anda ve aynı alanda ele geçirildiği ve farklı zamanlarda ekildiğine dair bir delil bulunmadığı da gözetildiğinde, söz konusu farklı boylardaki hint kenevirlerini yetiştirme eyleminin temadi eden zaman dilimi içinde gerçekleştirilmiş tek fiil olarak kabulü gerekirken, uygulama şartları oluşmadığı halde yazılı şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.10.2020 tarihli, 2019/2635 Esas, 2020/2679 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.