Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4744 E. 2025/1102 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4744
Karar No
2025/1102
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/161 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Müsadere talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Midyat Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.06.022 tarihli ve 2022/2070 Soruşturma, 2022/102 sayılı Kararı ile şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 171/2. maddesi uyarınca 5 yıl süre ile açılmasının ertelenmesine dair karar verildiği ve adli emanetin 2022/218 sırasında kayıtlı suç eşyasının müsaderesine yönelik karar verilmesi talep edildiği, bu talep üzerine Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2022/161 Değişik İş sayılı kararı ile Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının müsadereye ilişkin talebinin reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108668 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, olay tarihinde kolluk kuvvetleri tarafından şüphelinin üzerinde yapılan arama sonucu ele geçirilen, 6136 sayılı yasanın 4. maddesinde yasak olarak belirtilen sustalı çakı benzerlerinden olduğu tespit edilen çakının bulundurulmasının yasak olması sebebiyle işlenen suçtan dolayı yapılan soruşturma sonunda Midyat Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar verildiği nazara alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/1. maddesinde yer alan "İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur." şeklindeki ve 5271 sayılı Kanun'un 256. maddesinde yer alan "Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, Mahkemesince bizatihi suçun konusunu oluşturan emanete kayıtlı eşyanın müsaderesine yönelik karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, talebin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un "Eşya müsaderesi" başlıklı 54 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. ... (4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir. 5271 sayılı Kanun'un "Başvuru" başlıklı 256 ncı maddesinin birinci fıkrası; "(1) Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; kolluk kuvvetleri tarafından üzerinde yapılan arama sonucu 6136 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında bulunan sustalı çakının ele geçirildiği iddia olunan şüpheli hakkında Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilerek yürütülen soruşturma beş yıl süreyle askıya alınmış, 5 (beş) yıllık bir denetim süreci içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceği belirtilmiştir. 3.Sustalı çakının bulundurulması bizatihi suç teşkil edip bahsi geçen suç eşyası münhasıran müsadereye tâbidir. Müsadere davasına bakma görevi ise 5271 sayılı Kanun'un 256/1. maddesi uyarınca asıl davaya bakmakla görevli Asliye Ceza Mahkemesine aittir. Bu nedenle Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesince müsadere talebinin kabulü yerine , yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Midyat 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2022/161 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde karar verildi

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4744, K. 2025/1102, T. 12.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-4744-e-2025-1102-k-93d5288edb20