Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/374 E. 2024/6943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/374
- Karar No
- 2024/6943
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/8070 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2021 tarihli kararı ile şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, bu kararın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılması talebine ilişkin İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.01.2022 tarihli kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli ve 2022/5973 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150490 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150490 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müştekinin park halinde bulunan 34 ** 630 plakalı aracının ön cam ve arka tamponunda 3 adet mermi isabet etmesi sonucu oluşan zarar nedeniyle yapılan şikayet üzerine, şüpheli hakkında mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçlarından başlatılan soruşturma sonunda, mala zarar verme suçu yönünden kast yokluğundan, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçu yönünden ise olayda kullanılan silahın ele geçirilemediğinden dolayı atılı suçun oluşup oluşmadığının değerlendirelemeyeceği gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, Somut olayda, olay yerinde ele geçen kovanların 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğu anlaşılan silahtan atıldığının İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürülüğünün 24/07/2020 tarihli ve 2020/1262 sayılı raporu ile tespit edilmesi ve şüpheli ...'ın 11/07/2020 tarihli kollukta alınan ifadesinde silahın kendisine ait olduğunu, tanımadığı Sinoplu birinden 1.500,00 Türk lirası karşılığında satın aldığını beyan etmesi karşısında, olayda kullanılan silahın ruhsatsız ve 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz silahlardan olduğu anlaşılmakla, şüphelinin üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturur deliller elde edildiği ve delillerin takdir ve değerlendirmenin ise mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, talebin kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 02.07.2020 tarihinde şüphelinin cadde üzerinde ele geçirilemeyen silah ile ateş etmesi sonucu Ö.K. isimli şahsın aracının zarar görmesi olayı ile ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında olay yerinden iki adet kovan ve mermi çekirdeği gömleği parçasının ele geçirildiği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24.07.2020 tarihli raporu ile olay yerinden ele geçen iki adet kovan ve bir adet mermi çekirdeği gömleği parçasının 9 mm çaplı Parabellum tipi fişek atar silahlarda kullanılmak üzere imal edildiği, 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz fişeklere ait olduğu, iki adet kovanın 9 mm çaplı Parabellum tipi fişek atar aynı (tek-bir) silahtan atılmış olduğu, bir adet mermi çekirdeği gömleği parçasının ise yine aynı çap ve tipte içerisinde yiv-setler bulunan ateşli silah namlusundan çıkmış olduğu, ancak çarpma, kopma ve sürtünmeden mütevellit üzerlerinde kısmi yapıda yiv-set izlerinin bulunduğunun tespit edildiği, bir adet mermi çekirdeği gömleği parçasının ve iki adet nüvenin 6136 sayılı Kanun kapsamına giren yasak niteliği haiz fişeklere ait oldukları belirlenmiştir. 2. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2021 tarihli kararı ile şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, olayda kullanılan silahın ele geçirilememesi ve atılı suçun oluşup oluşmadığı değerlendirmesinin yapılamadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şüphelinin meskun mahal sayılan yerde ateş etmesi sonucu 34 ** *** plakalı aracın zarar görmesi şeklinde gerçekleşen olayda şüphelinin eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi gereği aynı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunu oluşturacağı, şüphelinin eyleminin bölünerek mala zarar verme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği belirtilerek mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından verilen ek kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasının talep edildiği, İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.01.2022 tarihli kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekiye tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının iş bu soruşturma dosyası içeriğinde bulunmadığı, bu nedenle kesinleşmiş bir kararın da mevcut olmadığı, ayrıca talep içeriğinde 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen yeni bir delilin de bulunmadığı belirtilerek talebin reddine karar verildiği belirlenmiştir. 3.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin ele geçirilemeyen tabanca ile ateş etmesi sonucu Ö.K. isimli şahsın aracının zarar görmesi olayı ile ilgili olay yerinden ele geçen iki adet kovan ve bir adet mermi gömleği parçasının 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz fişeklere ait olduğunun tespit edilmesi ve şüphelinin savunmasında, söz konusu silahı bir sene önce Sinop İlinden tanımadığı bir şahıstan 1.500,00 TL karşılığında satın aldığını beyan etmesine göre, şüphelinin üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşmasına rağmen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmakla, suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, talebin kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/8070 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.