Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3733 E. 2025/550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3733
- Karar No
- 2025/550
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2022 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2, 53, 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 21.10.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.09.2023 tarihli ve 2022/34340 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97411 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 9. maddesinde yer alan, "(1) Cumhuriyet savcısı şüpheliyi seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla en kısa sürede davet eder. Davet; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçlarından yararlanmak suretiyle de yapılabilir. (2) Şüphelinin mazeretsiz olarak davete icabet etmemesi, resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması veya yurt dışında olması ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından bu durum tutanağa bağlanır ve soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Somut olayda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla çıkartılan davetiyenin şüphelinin, şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesindeki adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince 04/03/2022 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, şüphelinin 10 gün içerisinde başvurmaması ve davete icabet etmemesi nedeniyle iddianame düzenlenmesini takiben, yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 20/11/2020 tarihli ve 2019/2 esas, 2020/3 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, sanığın ... Açık Ceza İnfaz Kurumundan Covid-19 izni kapsamında 14/01/2022 tarihinde ayrıldığı ve izinli olarak geçireceği adresin kendisi tarafından "30 Ağustos Mahallesi, ... Sokak, ... Apt., 24/12, Melikgazi/Kayseri" olarak beyan edildiği nazara alındığında, önce bu adrese 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında tebligat yapılması gerekirken, şüpheli sıfatıyla ifade verdiği sırada bildirdiği adrese anılan Kanun'un 21/1.maddesi uyarınca yapılan tebligat işleminin usule aykırı olduğu, mahkemesince seri muhakeme usulü uygulanması gerektiğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Kanun yararına bozma istemine konu somut uyuşmazlıkta, sanığın hükmün tefhim edildiği tarihte başka suçtan (Kapatılan) Adıyaman Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, SEGBİS aracılığıyla hazır edilen sanığa, hükmün verildiği celsedeki tutanağın ve kısa kararın tebliğ edildiğine dair belgeye dosya içerisinde ve (Ulusal Yargı Ağı Projesi) UYAP kayıtlarında rastlanmadığından, inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.