Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3593 E. 2024/1637 K. – Yalan Tanıklık

Konu: Yalan Tanıklık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3593
Karar No
2024/1637
Karar Tarihi
Konu
Yalan Tanıklık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/318 E., 2022/3691 K. SUÇ : Yalan tanıklık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2021 tarihli iddianamesi ile, sanığın yalan tanıklık suçundan cezalandırılması talep olunmuştur. 2.Aydın 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 3. İlgili kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 31.12.2022 tarihli kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın beraatine, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçun sabit olmasına rağmen sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılmasının gerektiğine ilişkindir. III. OLAYLAR VE OLGULAR Dava konusu olay, katılanın maddi-manevi tazminat istemli olarak açmış olduğu Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/50 Esas sayılı dava dosyası kapsamında tanık olarak beyanına başvurulan sanığın, katılanın almış olduğu lazer epilasyonu hizmeti sonrası vucüdunda çıkan yanıklar ile ilgili olarak sanığa mesaj göndermesine rağmen "seans bitimlerinde ve sonrasında davacı tarafça taraflarına iletilmiş herhangi bir şikayetinin bulunmadığını" beyan etmesi şeklindeki eyleminin yalan tanıklık suçunu oluşturduğu iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemi sabit görülerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü Bölge Adliye Mahkemesince "... sanık ... Aktaş'ın (Yıldırım) katılana bizzat laser epilasyon işlemi uygulayan bir kişi olmaması, dört ayrı seans halinde işlem yapılması ve katılanın vücudundaki yanıkların bu seanslardan daha sonra ortaya çıkması, çalıştığı işyerinde yönetici pozisyonunun bulunmaması hususları dikkate alındığında, sanığın katılanın vücudunda meydana gelen yanıkları bilmesinin beklenemeyeceği, sanığın mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde işyerinde katılana uygulanan lazer epilasyon işlemi sonrasında bir sorun yaşanmadığı yönündeki beyanının katılana dört seanslık işlem yapılması sonrasında vücudunda yanıklar meydana geldiğinin dosyadaki beyanlardan anlaşılması nedeniyle gerçeğe aykırı beyan olarak kabul edilemeyeceği, sanığın olayla ilgili olarak katılanla yaptığı yazışmalardan bahsetmemesinin unutması sonucu olabileceği gibi bu yazışmayla ilgili olarak duruşma hâkimi tarafından kendisine soru sorulmamasından da kaynaklanabileceği, sanığın yeminli olarak alınan ifadesinde yalan beyanda bulunduğunu gösteren herhangi bir delilin bulunmadığı, sanığın üzerine atılı yalan tanıklık suçunu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil elde edilemediği ..." gerekçesiyle sanığın beraatine, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık savunmaları, ifade tutanağı, mesaj çıktıları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 31.12.2022 tarihli kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3593, K. 2024/1637, T. 22.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3593-e-2024-1637-k-d9b3a4b5ff08