Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3410 E. 2024/9586 K.

Konu: Hükümlü Ve Tutuklunun Kaçması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3410
Karar No
2024/9586
Karar Tarihi
Konu
Hükümlü Ve Tutuklunun Kaçması

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/480 E., 2021/463 K. SUÇ : Hükümlü ve tutuklunun kaçması KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli kararı ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesi uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin usulüne uygun şekilde 11.10.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/6032 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91401 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91401 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1982 Anayasasının 141. maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1. maddesinde “Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir. ” şeklinde yer alan düzenlemeler ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/11598 esas, 2022/10098 karar sayılı ilamında yer alan "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Rııiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34. ve 230. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, eksik ve yetersiz gerekçe ile 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 230. maddelerine aykırı karar verilmesi" şeklindeki açıklamalara yer verildiği, Somut incelemeye konu dosyada, sanığın Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/82 esas, 2018/326 karar sayılı ilamı ile verilen 9 ay hapis cezasını Uşak Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz etmekte iken, cezasının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmını 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun 105/A maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirine çevrilerek Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne nakledilen sanık hakkındaki denetimli serbestlik kararının ihlali nedeniyle Uşak İnfaz Hakimliğinin 04/02/2019 tarih ve 2018/1358 esas, 2018/1375 karar sayılı kararı ile kaldırılarak sanığın Kapalı Ceza İnfaz Kuruntuna gönderilmesine karar verilmesi ve kararın sanığa tebliğ edilmesini müteakip sanığın koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için yasal süresi içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmama şeklindeki eylemi nedeniyle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen fiili, bunun nitelendirilmesi ve maddi olayın oluş şekli ile elde edilen kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçlar ortaya konularak denetime ve incelemeye esas bir karar verilmesi gerekirken, "sanığın üzerine atılı hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediği sübut bulmuş olmakla" şeklindeki yetersiz gerekçeyle hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Yine 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, 5237 sayılı Kanun'da öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, incelenen dosya kapsamında; bu ilkelere uyulmadan sanığa atılı suçun ne olduğu ve sübut delilleri irdelenmeksizin "sanığın üzerine atılı hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediği sübut bulmuş olmakla" şeklindeki yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III . KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli ve 2019/480 Esas, 2021/463 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3410, K. 2024/9586, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3410-e-2024-9586-k-b263ae39ec04