Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3344 E. 2024/10000 K. – Kişiyi Hürriyeti
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3344
- Karar No
- 2024/10000
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/237 Esas, 2019/376 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2019/237 Esas, 2019/376 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1,5. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 28.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun'un) 309/1. maddesi uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2022/29036 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85432 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85432 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, olay günü 08/07/2015 tarihinde, 17 yaşında olan 25/12/1997 doğumlu mağdurenin arkadaşlık ilişkisi içinde bulunduğu sanık ...'le rızası ile kaçtıktan sonra inceleme dışı sanık ...'un evinde bir gece kalmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu, bu suçun ise 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı, anılan Kanunun 254/1. maddesinde yer alan “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun'un ''Basit yargılama usulü'' başlıklı 251/1. maddesi "(1)Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklinde; Aynı Kanunun geçici 5. maddesinin (c) ve (d) fıkraları da; '' (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ... c)250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d)1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...'' şeklinde düzenlenmiştir. 2. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiş ve bu karar 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; değişen suç vasfına göre hükümlünün yargılama konusu eyleminin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi göre basit yargılama usulüne tabi olduğu ve lehe hükümler içeren kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, inceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle 25.12.2024 tarihinde karar verildi.