Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2849 E. 2023/10071 K. – Hükümlü Veya

Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2849
Karar No
2023/10071
Karar Tarihi
Konu
Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1000 E., 2022/1876 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır. 2. Eskişehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli kararı ile sanığın, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. İlgili kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli kararı ile basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında, basit yargılama usulü uygulanarak, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. 5. İlgili karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, yeniden sanık hakkında genel yargılama usulü uygulanarak, Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2022 tarihli kararı ile, sanığın, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kastın bulunmadığına ve lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak üzere tahliye edilen Eskişehir Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanığın, tebliğe rağmen beş günlük sürede denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmeyerek hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sanığa ait tebliğ belgesini de içeren infaz dosyasına ait evrak ile sanığın emniyet ekiplerince yakalanmasına ilişkin 28.04.2016 tarihli tutanak dosya içerisindedir. 3. Sanık savunmasında, suçlamayı inkar etmiştir. IV. GEREKÇE 1. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ve tüm dava dosyasında göre; 24.03.2016 tarihinde yapılan tebliğe rağmen üç gün içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediği ve devam eden iki günlük sürede de mazeret sunmadan beş günlük sürenin bitiminde teslim olmadığı anlaşılan sanık yönünden, Mahkemece lehe hükümlerin de değerlendirilerek hüküm kurulması karşısında, Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup sanığın sübuta ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin A fıkrasının sekizinci bendi delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece "5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası" olarak belirtilmesi, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "29.03.2016" yerine "24.03.2016" yazılması ve bozma ilamı öncesi sadece sanık tarafından temyiz edilen 02.06.2016 tarihli ilk hükümde, sanık hakkında 5 ay hapis cezası verildiği halde, bozmadan sonra kurulan 18.11.2022 tarihli son hükümde, kazanılmış hak ilkesinin gözetilmemesi suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulu Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin ikinci ve altıncı fıkralarına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak bu hususun 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan nedenleEskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin "29.03.2016" olarak değiştirilmesi, hükmün birinci fıkrasındaki "göz önüne alınarak" ibaresinden sonra gelmek üzere "5275 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin A fıkrasının sekizinci bendi delaleti ile" ibareleri yazılması ve hükmün ilk paragrafından sonra gelmek üzere, "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezasının 5 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi, hükmün tekerrüre ilişkin sekizinci paragrafında parantez içinde yer alan "6 ay hapis" ibaresinin de "5 ay hapis" ibaresi olarak değiştirilmesi sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2849, K. 2023/10071, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2849-e-2023-10071-k-08f7f73c4060