Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2384 E. 2024/9747 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2384
- Karar No
- 2024/9747
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/597 değişik iş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın reddine dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.10.2020 tarihli ve 2018/116515 soruşturma, 2020/74998 Karar sayılı evrakı ile şüpheliler hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın reddine dair merci İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 01.07.2022 tarihli ve 2022/597 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin olmakla aynı tarihte kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB- 2023/61470 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "...Dosya kapsamına göre, şüphelilerin 06/07/2018 tarihli 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, basit yaralama ve silahla tehdit eylemleri nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/137124 sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığı, bu dosyada şüphelilerden silahlarının ele geçirilemediği, şüphelilerin sonradan yakalanması üzerine başlatılan incelemeye konu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/116515 sayılı soruşturma dosyasında ele geçirilen silahların Adli Emanetin 2018/16050 sırasına kaydedildiği, şüpheliler hakkında mükerrer soruşturma bulunduğundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/137124 soruşturma, 2019/46452 esas, 2019/30658 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2020 tarihli ve 2019/490 esas, 2020/85 sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu açısından silah bulunmadığından bahisle delil yetersizliğinden beraatlerine karar verildiği, bunun üzerine incelemeye konu dosyada bulunan silahların yeni delil olduğundan bahisle yapılan talebin İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 01/07/2022 tarihli kararı ile reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi başlıklı 160. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." Kamu davasını açma görevi başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar başlıklı 172. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz ..., süresi ve mercii gösterilir." Cumhuriyet savcısının kararına itiraz başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümlerinde yer alan; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. " şeklindeki düzenlemeler uyarınca Cumhuriyet savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikâyet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm kanunî yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşıldığında iddianame düzenleyerek kamu davası açılması, aksi hâlde ise 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyasının değerlendirilmesinde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler ... ve ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/137124 sayılı soruşturma dosyası kapsamında olay günü olan 06.07.2018 tarihinde ... isimli şahıs ile trafikte aralarında meydana gelen olay sebebiyle şüphelilerin ...'ı silahla tehdit edip yaraladıkları iddiasıyla haklarında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından iddianame düzenlendiği, İstanbul 36.Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde açılan kamu davası sonucunda olayda kullanılan silahların ele geçirilememesi nedeniyle 05.03.2020 tarihli ve 2019/490 Esas, 2020/85 Karar sayılı kararı ile şüphelilerin üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. Yine aynı gün şüphelilere ait olduğu iddia olunan 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirilmesi sebebiyle şüpheliler hakkında bu kez 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 2018/116515 sayılı dosyası üzerinden ayrı bir soruşturma yapıldığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının bu dosyası ile 2018/137124 sayılı soruşturma dosyasındaki şüphelilerin aynı olması, her iki dosyanın suç tarihinin aynı olması ve şüphelilerin üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun temadi eden suçlar kapsamında bulunması yine şüphelilerin ...'a yönelik gerçekleştirdikleri iddia olunan silahla tehdit olayı akabinde aynı gün ruhsatsız silahlar ile yakalanmaları sebebiyle olayda tek bir 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun oluşacağı dikkate alınarak şüpheliler hakkında söz konusu suçla ilgili daha önceden açılmış bir kamu davasının da bulunması nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara itirazın da merci tarafından reddedildiği anlaşılmıştır. 3. Şüphelilerce ...'a yönelik gerçekleştirildiği iddia olunan silahla tehdit eyleminde kullanılan silahların daha sonra aynı gün kolluk kuvveti ekipleri tarafından şüphelilerden ele geçirildiğine dair somut delillerin bulunduğu ancak söz konusu ruhsatsız silahlarla ilgili şüpheliler hakkında ayrıca işlem yapılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/116515 sayılı soruşturma dosyası kapsamında soruşturma yürütüldüğü, bu soruşturma dosyası kapsamında mükerrer soruşturma sebebiyle şüpheliler hakkında üzerilerine atılı 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği ancak söz konusu ruhsatsız silahların şüphelilerden daha sonra ele geçirilmiş oluşu, mahkeme tarafından şüphelilerden silah ele geçirilememesi sebebiyle verilen beraat kararı da dikkate alınarak; bu aşamada ele geçirilen suç eşyalarının yeni delil elde edildiği kabul edilmesi gerektiği aksi halin şüphelilerce işlenen ruhsatsız silah taşıma suçunun cezasız kalmasına neden olacağı anlaşılmakla; kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 01.07.2022 tarihli ve 2022/597 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.