Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2363 E. 2025/4073 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2363
Karar No
2025/4073
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/28 E., 2021/585 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2014 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararlarının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli kararı ile özetle, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 36. maddesinin uygulanma imkanı tartışılıp sonucuna göre hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 36 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/4-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanıkların mağdurenin içerisinde bulunduğu aracın önünü kestiklerine, mağdurenin beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluştuğuna, sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; olay gecesi sanıkların mağdure ...'in de içerisinde bulunduğu tanık ....'nün sevk ve idaresindeki aracı durdurarak mağdurenin araçtan inmesini istedikleri, tanık S.'in ikna etmesi üzerine sanıkların eylemlerini sonlandırarak olay yerinden ayrıldıkları iddiasına ilişkin olarak; 1. Tüm dava dosyası kapsamına göre, mağdurenin ...... Restorant isimli iş yerinde garson olarak çalıştığı, sanık ...'in müşteri olarak geldiği sırada tanıdığı mağdureden kendisi ile arkadaş olmasını istediği, olay gecesi mağdurenin mesai sonrasında iş yerinden ayrılarak tanık .......'in sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde oldukları sırada sanıkların aracın önünü keserek durdurdukları, mağdure ...'den aşağıya inmesini istedikleri, tanık .......'in ikna etmesi ve mağdurenin bu konuyu daha sonra konuşmak istediğini beyan etmesi üzerine sanıkların eylemlerine son vererek olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesinde, failin, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçmesi veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlemesi halinde, teşebbüsten dolayı cezalandırılamayacağı; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılacağı düzenleme altına alınmıştır. 3. Somut olayda, sanıkların mağdurenin içerisinde bulunduğu aracın önünü keserek araçtan inmesini istedikleri, ancak tanık .......'in ikna etmesi ve mağdurenin bu konuyu daha sonra konuşalım demesi üzerine sanıkların mağdureyi hürriyetinden yoksun kılmaya yönelik başladıkları icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçtikleri, sanıkların eylemlerinin tamam olan kısmı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde düzenlenen ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasını suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Kabule göre ise; sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 223/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/4. maddesi uyarınca 22.07.2010 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/28 Esas, 2021/585 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2363, K. 2025/4073, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2363-e-2025-4073-k-0a0e4a4f1525