Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1952 E. 2025/1280 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1952
Karar No
2025/1280
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/840 E., 2022/790 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/474 Esas ve 2020/732 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 13.05.2022 tarihli ve 2021/840 Esas, 2022/790 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın denetim süresinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2., 109/3-f, 35., 62., 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin hatalı olduğuna, lehlerine vekalet ücreti ödenmesinin gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ile mağdurenin arasında olay tarihinden önce gönül ilişkisinin olduğu, ancak ayrıldıkları, sanığın olay tarihinde katılanın çalıştığı işyerine gelip mağdura bir sürprizinin olduğunu söyleyerek Cevizli Park'a doğru götürdüğü, daha sonra kolundan çekiştirerek burada bulunan bir araca doğru zorla götürmeye çalıştığı, bu sırada mağdurun eniştesi olan ...'ın olay yerine koşarak müdahale etmesi üzerine sanığın eylemini gerçekleştiremediğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mağdurenin beyanları, sanığın savunmaları, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre sanığın cebren, yaşı küçük mağduru hürriyetinden yoksun bırakmaya teşebbüs ettiği şeklindeki kabulün ve Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olması ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ( 5271 sayılı Kanun ) 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmaması nedeniyle katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 13.05.2022 tarihli ve 2021/840 Esas, 2022/790 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1952, K. 2025/1280, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-1952-e-2025-1280-k-256350fc67c4