Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1546 E. 2024/9081 K. – Hükümlü Veya
Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1546
- Karar No
- 2024/9081
- Karar Tarihi
- Konu
- Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2019/90 Esas, 2021/193 Karar SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü ... 'ın 13.01.2019 tarihli hükümlü veya tutuklunun kaçması eylemine ilişkin olarak Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2019 tarihli ve 2019/45 sayılı iddianamesi ile Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/90 esasına kayden dava açılmasını takiben, hükümlünün kendiliğinden teslim olarak Ordu Açık Ceza İnfaz Kurumuna alındığı, hükümlünün bu kez 23.01.2019 tarihinde cezaevinden tekrar kaçmasına ilişkin olarak Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2019 tarihli 2019/44 sayılı iddianamesi ile Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/94 Esasına kayden dava açıldığı, Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2019/94 Esas, 2019/163 Karar sayılı kararı ile her iki dosyanın birleştirildiği ve 29.03.2021 tarihli inceleme konusu karar ile hükümlünün 13.01.2019 ve 23.01.2019 tarihli eylemlerine ilişkin olarak ayrı ayrı mahkumiyet kararı verildiği ve hükümlerin istinaf edilmeksizin 20.04.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40824 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; ”...Dosya kapsamına göre, sanığın 13/01/2019 tarihli eylemine ilişkin olarak Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2019 tarihli 2019/45 sayılı İddianamesi ile Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/90 Esasına kayden dava açılmasını takiben, bu kez sanığın 23/01/2019 tarihli eylemine ilişkin olarak Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2019 tarihli 2019/44 sayılı İddianamesi ile Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/94 Esasına kayden açılan davanın, anılan Mahkemenin 19/03/2019 tarihli ve 2019/94 Esas, 2019/163 sayılı kararı ile 2019/90 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini müteakip, 29/03/2021 tarihli inceleme konusu karar ile sanığın 13/01/2019 ve 23/01/2019 tarihli eylemlerine ilişkin olarak ayrı ayrı mahkumiyet kararı verildiği, Öte yandan, yine sanığın 27/01/2019 tarihinde işlemiş olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2019 tarihli ve 2019/46 sayılı İddianamesi ile açılan kamu davasına ilişkin yargılama sonucunda sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2020 tarihli ve 2019/122 Esas, 2020/35 sayılı kararının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 10/09/2021 tarihli ve 2021/674 Esas, 2021/614 sayılı Kararı ile bozulmasını takiben, anılan dosyanın Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/616 Esasına kayden derdest olduğu nazara alındığında, gerek inceleme konusu 2019/90 Esas sayılı dosyadaki suç tarihlerinin (13/01/2019 ve 23/01/2019) gerekse halen derdest olan 2021/616 Esas sayılı dosyadaki suç tarihinin (27/01/2019) ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden (08/02/2019) önce olduğu ve hukuki kesinti olmadığı, söz konusu dosyalara konu iddianame ve suç tarihleri itibari ile aynı neviden suçların esasen bir suç işleme kararının icrası kapsamında ilk kamu davası açılmadan evvel işlendiği ve her eyleme ilişkin anılan dosyaların birleştirme kararı verilerek, tek bir hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlünün birleşen dosyaya konu 13.01.2019 ve 23.01.2019 tarihli eylemlerinin yanı sıra 27.01.2019 tarihinde işlemiş olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu nedeniyle Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2019 tarihli ve 2019/46 sayılı İddianamesi ile açılan ve Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/616 Esasına kayıtlı bulunan bir derdest dosyanın daha bulunduğu anlaşılmakla; Eylemler arasındaki kısa zaman aralığı ve hukuki kesintinin bulunmaması da nazara alınarak Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/616 Esas sayılı dosyasının da birleştirilmek suretiyle hükümlünün her üç eylemini bir suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve buna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen zincirleme suç hükmünün uygulama koşulunun oluşup oluşmadığı karar yerinde değerlendirilip tartışılmadan davaya konu her iki ... nedeni ile ayrı ayrı cezaya hükmolunması, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2021 tarihli ve 2019/90 Esas, 2021/193 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.