Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1535 E. 2024/6562 K. – Hükümlü Veya
Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1535
- Karar No
- 2024/6562
- Karar Tarihi
- Konu
- Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/354 D.İş SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması İNCELEME KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2017 tarihli 2017/121 Esas, 2017/347 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 11.09.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlünün yeniden yargılama talebine ilişkin Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2020 tarihli kararı ile yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olmadığından reddine karar verildiği, bu karara karşı hükümlünün itiraz etmesi neticesinde Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.04.2023 tarihli ve 2022/10607 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41331 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41331 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren Hakim ...'un, yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiremeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un "Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii" başlıklı 318 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; “(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir...” 2. Aynı Kanun'un "Yargılamaya katılamayacak hâkim" başlıklı 23 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; “(3) Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz.” şeklinde düzenlenmiştir. 3. Belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca, aynı olay hakkında daha önce görüşünü belirtmiş olan hakimin, daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek hakimin tarafsızlığı sağlanmıştır. Kanun koyucunun amacı ile adil yargılanma ilkesi gereğince bu hükmün geniş yorumlanması ve mahkumiyet kararında görev yapan hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararda görev yapamayacağının kabul edilmesi gerekmektedir. 4. Kanun yararına bozma istemine konu olayda; hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan verilen Sivas 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2017 tarihli mahkumiyet hükmünde hakim olarak görev alan Tülün Kafalı'nın dava ile ilgili yargılama yaparak ulaştığı kanaatini ilk hükümle dosyaya yansıtması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede önceki kanaatinden etkilenebileceği dikkate alınarak, farklı hâkim tarafından istem hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması nedeniyle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2020/ 354 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasını oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi. ...