Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/4105 E. 2024/6346 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4105
- Karar No
- 2024/6346
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1094 E., 2021/394 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.01.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun 12/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53, 54/4, 58 ve 63 ncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/1-2-4, 53/1-2-3, 581-6-7, 63 ve 54/4 ncü maddeleri gereğince 6 yıl hapis ve 15.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir. 3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.02.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebebi; suça konu silahların ele geçirildiği aramanın usulsüz bulunduğuna, hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağına, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın silahların kuru sıkı olmadığını bilmediğine, hakkında hata hükümleri uygulanması gerektiğine, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyiz kapsamında bulunmayan sanık ...'nin Konya İli Beyşehir İlçesinde ikamet ettiği, sanık ... ile telefonla görüşerek 1.100,00 TL karşılığında 3 adet silah göndermek hususunda anlaştıkları, silahın sanık ...'ın talebi üzerine tanık ... adına gönderildiği, Murat'ın da karşılığında 1.085,00 TL para gönderdiği, kargo paketi firmanın Ceyhan şubesine geldiğinde ... tarafından sanık ...'a mesaj atıldığı, yapılan aramada 3 adet kuru sıkıdan dönme diye tabir edilen ruhsatsız tabanca ele geçirildiği, sanığın telefonunda yapılan incelemede silahlar üzerinde pazarlık yaptığı, satmaya çalıştığı, hatta "Konya yapımı perşembe günü gelecek" şekilde mesajlarının bulunduğu, silahların yakalandığı günün ise çarşamba günü olduğu, sanık ...'ın silahları henüz ticaret gerçekleşmesi bile ticari amaçla bulundurduğunun anlaşıldığı, her ne kadar savunmasında silahların kuru sıkı olduğu ve kendini korumak için aldığını beyan etmiş ise de kuru sıkı tabancaların ses çıkarmak dışında herhangi bir vasfının bulunmadığı, kendini korumak için tabanca aldığını söyleyen sanığın savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirmesiyle isnat sanığın silah ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkindir. A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Kolluk birimleri tarafından sanık ...'ın silah ticareti yapacağı yönünde istihbari bilgi bulunduğu, olay tarihinde sanık ...'ın araç içerisinde görülmesi ve şüpheli hareket sergilemesi üzerine kolluk görevlileri tarafından usulüne uygun durdurulduğu, yapılan aramada kargo paketinin içerisinde 3 adet kuru sıkı tabanca olduğunun tespit edildiği, alınan kriminal rapora göre tabancaların 6136 sayılı kanuna göre yasak niteliğe haiz ateşli silahlardan olduklarının bildirildiği, whatsapp mesajlarında sanık ...'ın yazışmış olduğu kişilerden tanık olarak beyanı alınan ... beyanında infaz koruma memuru olarak görev yaptığını, can güvenliğini sağlamak amacıyla daha önceden Kozan Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda silah ticaretinden hükümlü olarak hatırladığı şahsın numarasını facebooktan bulduğunu, şahsın bu işi yaptığını düşündüğü için 2 tane silah istediğini, sanığın kendisine resimlerini attığı, özelliklerini söylediği, fiyatını belirttiği, ancak kendisinin sonradan silahların ruhsatsız olduğunu düşünerek satın almaktan vazgeçtiğini beyan ettiği, dosya içerisinde yer alan 24/10/2019 tarihli ses çözümleme tutanağında ise ... isimli şahsa göndermiş olduğu sesli mesaj içeriğinde de "....500 milyon abi ya, yakışıyor mu sana ya, söz verdik diyo abi sana ya, gelek alak biz silahımızı ver bize ya ..." şeklinde konuşma olduğu, her ne kadar sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ve ele geçen silahları ailesinin hasımları olduğu için satın aldığını, yakınlarına da bu silahları vermek için sayıca fazla silah aldığını savunmuş ise de alınan tanık beyanları, mesaj içerikleri ve ele geçen silah adedi göz önünde bulundurulduğunda sanığın savunmalarına itibar edilmemiş ve silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, suçun sübut bulduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık savunmaları, tanık beyanları, arama tutanakları ve ele geçirilen tabancalara ilişkin alınan uzmanlık raporlarına göre sanığın silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.02.2021 tarihli ve 2020/1094 Esas, 2021/394 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.