Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/5258 E. 2022/19566 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5258
- Karar No
- 2022/19566
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, basit yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: I)Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Karar tarihinde yürürlükte olan 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, hükmolunan adli para cezası miktarına göre hükümlerin kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından sanığın temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II)Sanık hakkında tehdit ve 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise, 1)CMK.nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK.nın 34 ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 Esas ve 2014/502 sayılı Kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hükümler kurulması, 2)Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 10.02.2010 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu ilamın gerekçeli karar başlığında ise suç tarihinin 16.02.2009 olarak gösterilmesi karşısında, ihbara konu ilamdaki suç tarihinin kesin olarak tespitinden sonra açıklama koşulları oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3)Hükmün açıklanmasına sebebiyet veren ihbara konu ilamda, sanığın suç tarihinde uzlaşmaya tabi olmayan TCK.nın 106/1-1.cümlede düzenlenen tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik, 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, söz konusu suçunun uzlaştırma kapsamına alınması üzerine, ihbara konu suça ilişkin mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının, uzlaşma işlemi sonucunda düşme kararı verilmiş ise başkaca hükmün açıklanmasını gerektiren mahkumiyet kaydının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabul ve uygulamaya göre de, a) 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçu yönünden, Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “”...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “...seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması, b)Tehdit suçu yönünden ise, Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda.... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.