Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/17984 E. 2023/9467 K. – Başkasına Ait
Konu: Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17984
- Karar No
- 2023/9467
- Karar Tarihi
- Konu
- Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1296 Esas, 2018/501 Karar SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 2 kere 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.10.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.10.2021 tarihli ve 2021/17724 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.11.2021 tarihli ve KYB-2021/124719 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.11.2021 tarihli ve KYB-2021/124719 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın aynı mağdura ait kimlik bilgilerinin kullanılması şeklinde gerçekleşen ilk eylem tarihinin 19/07/2010, ikinci eylem tarihinin ise 03/01/2011 olduğu, her iki suçun da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 11/09/2014 tarihli iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında aynı mağdura karşı işlendiği nazara alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre, hükümlü ...'ün işlediği ve mahkumiyet kararları kesinleşen hırsızlık suçlarında katılan ...'a ait kimlik bilgilerinin kullanılması şeklinde gerçekleşen ilk eylem tarihinin 19.07.2010, ikinci eylem tarihinin ise 03.01.2011 olduğu, her iki suçun da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 11.09.2014 tarihli iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığının anlaşılması karşısında, hükümlünün üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında aynı katılana karşı işlendiği nazara alınarak, sanığın bir kez cezalandırılması ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin ayrı ayrı iki kere cezalandırılmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.