Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/11562 E. 2024/396 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11562
- Karar No
- 2024/396
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/21 E., 2016/541 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeter delil olmadığına, fazla ceza verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanık ...'in mağduru telefonla arayıp annesi ile birlikte kendisini Aydın'a götüreceğini söylemesi üzerine mağdurun temyiz dışı olan sanık ...'ın kullandığı ve sanık ...'in de içinde bulunduğu kiralanan araca bindiği, arabanın içerisinde mağdurun annesini bekledikleri sırada sanık ...'in mağdurun annesi ile konuşuyormuş gibi yaparak mağdurun annesini birkaç defa aradıktan sonra temyiz dışı sanık ...'a arabayı sürmesini söyleyerek oradan uzaklaşıp Antalya ilinde bulunan temyiz dışı sanık ...'ın evine geldikleri, bir gece sonra mağdurun bu evden kaçarak kurtulduğu iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname yönünden; Mağdurun soruşturma aşamasından itibaren tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde ve çelişki oluşturmayacak şekilde sanığın kendisini kandırarak kaçırdığı yönünde beyanda bulunması nedeniyle Tebliğnamedeki bozma düşüncesinde iştirak edilmemiştir. B. Sanık müdafiinin temyizi yönünden; Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan hüküm kurulması yerine, önce aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve sonra 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm kurulması suretiyle kademeli uygulama yapılması sonuca etkili görülmemiştir. 1. Sanığın mağduru telefonla arayarak annesi ile birlikte kendisini Aydın'a götüreceğini söylediği, mağdurun da bu düşünce ile hem kendisinin hem annesinin eşyalarını toplayarak sanıkla araca bindiği, arabanın içerisinde mağdurun annesini bekledikleri sırada sanığın mağdurun annesi ile konuşuyormuş gibi yaparak birkaç defa araması üzerine araç ile oradan uzaklaşıp Antalya ilinde bulunan ve inceleme dışı sanık ...'ın evine getirdiği anlaşılmakla; mağdurun 21.12.2015 tarihli kollukça alınan beyanında sanığın kendisini kandırarak kaçırdıkları yönünde beyanda bulunması ile dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup sanık hakkında verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.