Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/8348 E. 2023/7116 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/8348
- Karar No
- 2023/7116
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/74 E., 2016/540 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında, yaralama eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilerek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve saire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın, olay tarihinde eşi olan mağduru, aralarında çıkan tartışma sonrası darp ettiği, bir süre sonra da evin anahtarını alıp kapıyı mağdurun üzerine kilitleyerek ayrıldığı, bu suretle üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki beyanları ile sanığın aşamalardaki savunmaları, doktor raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, sanığın, olay tarihinde eşi olan mağduru, olay günü aralarında çıkan tartışma sonrası darp ettiği, sonrasında herhangi bir cebir tehdit veya hile kullanmaksızın mağdurun evden çıkmasını engellemek amacıyla, mağdur evde olduğu halde evin dış kapısını kilitleyip evden ayrılarak işe gittiği, bu şekilde mağdurun hürriyetini kısıtladığı, sonrasında, işten eve geldiği ve soruşturma başlamadan önce, mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın onun evden ayrılmasına izin verdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 110 uncu maddesi uyarınca, yaralama suçundan ise aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/540 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.