Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/8345 E. 2023/7124 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2020/8345
Karar No
2023/7124
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/283 E., 2016/93 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ayancık Cumhuriyet Başsavcılığının 25.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2.Ayancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Ayancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ek kararı ile mağdur ...'ın temyiz başvurusu hakkında, “katılma sıfatının bulunmaması nedeniyle reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafinin temyiz isteği, sanığın suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm kurulması gerektiğine ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ...'in temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır. 3.Sanık ... müdafinin temyiz isteği, sanığın suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sanığın asli fail olarak sorumlu tutulamayacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanık ...'ın resmi nikahlı eşi olan ancak olay tarihinde aralarında anlaşmazlık olması nedeniyle fiilen ayrı yaşadığı mağduru, işe giderken aracıyla işe gidiş güzergahında durup, mağduru zorla diğer sanıkların da bulunduğu araca bindirip hürriyetini kısıtlamak suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1.Mağdur ...'ın temyiz talebi yönünden Mağdurun kovuşturma aşamasında 24.05.2015 tarihinde alınan beyanında sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında mağdurun davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmaması nedeniyle, bu nedenle Mahkemece mağdurun temyiz talebinin reddine dair ek kararın hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. 2.Sanıklar ..., ... ve ...'un temyiz talepleri yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun olaydan hemen sonra alınan beyanı, tanıkların aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanları, mağdur ile yapılan görüşmede sanık ... tarafından zorla kaçırıldığını söylediğine dair kolluk tarafından tutulan 23.05.2015 tarihli araştırma ve telefonla görüşme tutanağı, sanıkların aşamalardaki savunmaları, sanık ...'ın tevilli ikrara dönük savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ... müdafinin, sanığın suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm kurulması gerektiğine ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ...'in somut bir nedene dayanmayan temyiz isteği ile sanık ... müdafinin sanığın suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sanığın asli fail olarak sorumlu tutulamayacağına yönelik temyiz talepleri yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ayancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/283 Esas, 2016/93 Karar sayılı asıl kararı ve 21.03.2016 tarihli ek kararında ve sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve mağdur ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ...' ve mağdur ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Mağdur ... ile sanık ...'ın 2008 yılından beri evli oldukları, eşlerin yaşadıkları problemler dolayısıyla mağdur ...'ın eşi ile birlikte yaşadığı Bandırma ilçesinden babasının bulunduğu Sinop ili Ayancık ilçesi ... köyüne 8 ay önce geldiği, olay günü çalışmaya başladığı iş yerine gittiği sırada arkadan eşinin eli ile ağzını kapatmak sureti ile içinde iki kişinin bulunduğu park halindeki araca bindirdiği, araçta bir süre konuştukları daha sonra Türkeli ilçesine, akşam üzeride Sinop iline geçtikleri, Sinop'ta bir pansiyonda geceledikleri, daha sonra sanığın eşi olan mağduru Ayancık ilçesine getirip bıraktığı şeklinde gerçekleşen olayda; 1. Mağdur ...'ın 24.05.2015 tarihinde vermiş olduğu ifadelerde eşi sanık ...'ın ve yanındaki kişilerin kendisine yönelik hiçbir sözlü yada fiziki hareketinin olmadığını, eşi ile sorunlarını konuşarak çözdüklerini, eşi ile anlaştığını, kimseden bir şikayetinin olmadığını belirtmiştir. 2. Mağdur ...'ın eşi ile birlikte Türkeli ilçesi ile Sinop ilini dolaşmışlar, geceyi Sinop ilinde bir pansiyonda birlikte geçirmişlerdir. 3. Mağdur ...'ın yanında cep telefonu olduğu, gerek araçta gerekse araç dışında güvenlik kuvvetlerinden yardım istemediği gibi ailesini de aramamıştır. 4. Olayın güvenlik kuvvetlerine ihbarı; mağdur ...'ın babası ... kızının işyerine gitmemesi üzerine kolluk kuvvetlerine müracaatı üzerine gerçekleşmiştir. Mağdurun sanık tarafından ağzının kapatılarak araca bindirilmesi üzerine sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılarak sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. Oysa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak, hürriyetinden yoksun bırakılmak gerekiyor. Sanığın mağdurun ağzını kapatarak araca bindirdiğinin sabit olduğu ancak bir gece iki gün birlikte geçirmişler, sorunlarını konuşmuşlardır. Mağdur bu iki gün içerisinde eşi olan sanıktan ve diğerlerinden hiçbir baskı ve şiddet görmediğini belirtmiştir. Bu süre içerisinde mağdur gerek ailesini gerekse güvenlik kuvvetlerini arama imkanı olmasına rağmen aramamıştır. Olay mağdurun babasının şikayeti üzerine ortaya çıkmıştır. Mağdurun babasının ihbarı olmasa böyle bir olay ortaya çıkmayacaktı. Sanık ifadesinde olayı ayrıntılarıyla anlatmıştır. Bu yaşanan süreçte sanık eşiyle sorunlarını konuşmak için biraraya gelmiş olup kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kastıyla hareket etmediğinden, sanıklara atılı suçlardan dolayı beraat kararı verilmesi gerektiği için, sayın çoğunluğun Onama kararına muhalif olduğumu belirtir, saygılar sunarım. 05.10.2023

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/8345, K. 2023/7124, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2020-8345-e-2023-7124-k-37b1a5da4b69