Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/19716 E. 2023/8394 K. – Kişiyi Hürriyeti

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2020/19716
Karar No
2023/8394
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/75 E., 2016/173 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça Sürüklenen Çocuk hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2015 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği; eylemle ilgili mağdurenin rızasının olmadığına, yaş düzeltimi ile ilgili Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğine ve verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; suça sürüklenen çocuğun, değişik tarihlerde, yaş düzeltimi sonrası olay tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan katılan mağdureyi, ablasının evine ve babasının çalıştığı işyerine götürdükten sonra burada cinsel organına parmak sokmak suretiyle istismar ettiği ve bu amaçla atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; duygusal arkadaşlıkları bulunan suça sürüklenen çocuk ... katılan mağdurenin değişik tarihlerde suça sürüklenen çocuğun ablasının evi ile babasının işyerine gittikleri, burada suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin cinsel organına parmağını soktuğu ve öpüştükleri, ailelerin haberdar olması üzerine taraflar arasında söz kesildiği ancak erkek tarafının vazgeçmesi üzerine anne olan katılanın ve katılan mağdurenin şikayetçi oldukları anlaşılmıştır. 2. Taraf beyanlarına ve dosyadaki adli muayene raporlarına göre olayda darp cebir bulunmadığı, eylemlerin karşılıklı rıza dahilinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırılık suçunu oluşturduğu ve bu suç kapsamında cezalandırılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiş ise de; Değişen suç vasfına göre; 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan suçun kanun maddelerinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, suça sürüklenen çocuğun mahkemece sorgusunun yapıldığı tarih olan 06.05.2015’ten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla; hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca bozulmasına, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrası (e) bendi, 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gözetilerek düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 04.05.2016 tarihli kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/19716, K. 2023/8394, T. 02.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2020-19716-e-2023-8394-k-e57915584905