Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/17646 E. 2023/405 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/17646
- Karar No
- 2023/405
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2016 tarihli ve 2016/2211 Soruşturma, 2016/1025 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 ... maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 35 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/157 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 ... maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; Devam eden denetimli serbestliği ve ... evlenmesi nedeniyle tutuklanacağı korkusuyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığına ve pişman olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın hakkında kasten yaralama suçundan başlatılan soruşturmada ... kimliğiyle "şüpheli" olarak verdiği ifade sırasında kardeşi ...'e ait kimlik bilgilerinin kendisine ait olduğuna dair beyanda bulunmasına ilişkindir. 2. Kasten yaralama suçunun mağdurları olan sanığın kız kardeşi S.K. ve eniştesi T.K. beyanlarında, tartışma yaşadıkları ve kendilerine karşı yaralama eylemini gerçekleştiren şahsın ... olduğunu ifade etmişlerdir. 3. Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğünün 17.02.2016 tarihli ve 46/16 sayılı yazı ekinde yer ... parmak izi ve fotoğraf kayıt formuna göre alınan parmak izlerinin sanığa ait olduğu belirlenmiştir. 4. Dosyada mevcut alkol raporu, genel adli muayene raporu, ... bırakma tutanağı, şüpheli ve sanık hakları formu, 21.12.2015 tarihli kolluk tutanağı ve şüpheli ifade tutanağının sanığın ... kimlik bilgileri ile düzenlendiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 268 ... maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur. Somut olayda, sanık hakkında kasten yaralama suçundan dolayı kız kardeşi S.K.'nın şikayeti üzerine soruşturma başlatılmış ve tüm belgeler şikayet edilen sanığın ... kimlik bilgilerine göre düzenlenmiştir. Sanık ifadesinin alındığı sırada aslında ... adının "..." olduğunu belirterek bu şahsa ait kimlik bilgilerini beyan etmiş ve bu ifadeyi de yine "..." olarak imzaladığı belirlenmiştir. Dosyada mevcut tüm belge ve bilgilere göre, 5237 sayılı Kanun'un 268 ... maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurları oluşmadığı gibi kolluk görevlilerine beyan edilen kimlik bilgilerine göre bir belgenin düzenlenmemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu da oluşmamıştır. Sanığın eylemi, 5326 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak kabahatini oluşturmaktadır. Bu fiil de aynı maddeye göre idari yaptırımı gerektirmektedir. Ancak anılan Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresi 3 yıldır. Kabahat tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmış, ancak 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sanığın kabahat oluşturan eylemiyle ilgili soruşturma zamanaşımı dolduğundan hakkında aynı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/157 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sanığın kabahat oluşturan eylemiyle ilgili soruşturma zamanaşımı dolduğundan hakkında aynı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2023 tarihinde karar verildi.