Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/15413 E. 2023/7866 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/15413
- Karar No
- 2023/7866
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/143 E. 2016/154 K.. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama / Bozma Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan ... vekilinin temyiz isteği ise, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen cinsel amaç şartının gerçekleşmiş olduğuna, indirim nedenlerinin bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, yaya olarak yürümekte olan katılanın yanında araç ile durup katılanı kolundan tutarak zorla araca bindirdiği, hareket ettikten sonra katılanın araçtan atlayarak kurtulduğu, sanığın araçla olay yerinden ayrıldığı iddiasına ilişkindir. 2. Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 15.03.2016 tarihli adli muayene raporunda, katılanın mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı ve vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir. 3. Sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde; 1. Sanığın, katılanı arabaya zorla bindirdikten sonra, katılanın arabanın kapısını açarak aşağıya atlaması üzerine sol köprücük kemiğinde kırık meydana geldiği anlaşılan olayda; sanığın katılana yönelik eyleminin olası kastla yaralama suçunu oluşturduğu ve cezasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. 2. Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/12) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, Karaman Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15.03.2016 tarihli adli raporuna göre katılanın vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre "cezada orantılılık" ilkesine aykırı olarak (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. B. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise; 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden; Katılanın aşamalardaki anlatımları, bu anlatımları destekleyen adli muayene raporu ve tanık beyanları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların bozma nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir. 2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri yönünden; Sanığın yaya olarak yürümekte olan katılanın yanında araç ile durup katılanı kolundan tutarak zorla araca bindirerek götürmek istediği anlaşılan olayda, atılı suçu cinsel amaçla gerçekleştirmesi karşısında, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza arttırımı yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Kasten yaralama suçu yönünden; Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan 1 ve 2 numaralı nedenlerle Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan 2 numaralı nedenle Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.