Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2011/17586 E. 2012/38052 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/17586
- Karar No
- 2012/38052
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Sanık ...'in 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından; sanık ...'un uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlülük ve müsadere Gereği görüşülüp düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: 1- Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyeti ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK.nun 191. maddesi uyarınca verilmiş uyarlama kararı olup olmadığı ve varsa sonucu araştırıldıktan sonra, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- 19.12.2006 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanıklar hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörülmüş olup; belirtilen iki seçenekten biri uygulanırken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi, gerekçenin somut olgulara ve davranışlarına bağlı olarak, sanıkların tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyup uymayacağının değerlendirilmesine dayanması gerektiği; ayrıca, aynı maddenin ikinci veya altıncı fıkralarındaki seçeneklerden hangisi tercih edilirse edilsin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesinde zorunluluk bulunduğu, belirtilen tedbirlerin uygulanması yönünden, mahkemeye takdir hakkı tanınmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin altıncı fıkrasının uygulanabilmesinin koşulu olarak, aynı fıkranın son cümlesinde öngörülen "Ancak, bunun için kişi hakkında bu suç nedeniyle önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemiş olması gerekir." hükmünün, iddianamede belirtilen davaya konu aynı eylem nedeniyle, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemiş olması gerektiğini ifade ettiği gözetilmeden, sanıkların “aynı suçtan mükerrir olduklarından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmaması, 3- Sanıkların tekerrüre esas alınan sabıkalarının kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olması, 5237 sayılı TCK.nun 191. maddesinde bu suçtan hüküm verilmeden önce tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceğinin, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranılması halinde ise davanın düşmesine karar verileceğinin belirtilmesi karşısında, bu mahkumiyetler ile ilgili olarak uyarlama kararı olup olmadığı araştırılıp gerekirse uyarlama yapılması sağlandıktan ve sanık ... yönünden, adli sicil kaydında yer alan diğer mahkumiyet kararları da irdelendikten sonra, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 4- TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyları üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyları dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması, Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.