Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2011/14956 E. 2011/16143 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2011/14956
Karar No
2011/16143
Karar Tarihi

Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 170/1-c maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1-3. maddesi uyarınca cezasının 1 yıllık denetim süresi belirlenerek ertelenmesine, sanığın belirli bir meslek veya sanatı bulunmadığından, aynı Kanun'un 51/4-a maddesi gereğince kendisinin seçeceği bir meslek ve sanat öğrenimi için uygun bir eğitim programına devam etmesine dair (ARPAÇAY) Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2006 tarihli ve 2005/57 esas, 2006/33 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, sanığın kişiler üzerinde korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etmek şeklinde kabul edilen eylemi sebebiyle mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.06.2007 tarihli ve 2007/8-143 esas, 2007/155 sayılı kararında da belirtildiği üzere, silâh vasfında bulunmayan kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesinde tanımlanan, içinde silâh öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığından, korku, kaygı veya panik yaratacak şekilde ateş etme eyleminin oluşmayacağı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. maddesi kapsamında idari para cezasını gerektirdiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.08.2011 gün ve 45026 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 10.10.2011 gün ve KYB-2011/276205 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi: TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın ses tabancası ile ateş etme eylemi, 5237 sayılı TCK.nun 170/l-c madde ve fıkrasında tanımı yapılan içinde ateşli silah ögesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören gürültüye neden olma suçunu oluşturduğu ve ayrıca anılan Yasanın 18. maddesi gereğince kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ancak, kanunda açık hüküm bulunması hallerinde karar verilebileceği, 36. madde de ise bu hususta bir düzenleme olmadığı nazara alındığında kuru-sıkı tabancanın da iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının Kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, sanık hakkında Arpaçay Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2006 tarih ve 2005/57 esas, 2006/33 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre Kabahatler Kanununun 24. maddesi hükmü gözetilerek karar verilmesi olanaklı olmakla sanığın 5326 sayılı Yasanın 36/1. madde ve fıkrası uyarınca 50 Türk Lira idari para cezası ile cezalandırılmasına, emanete kayıtlı kuru-sıkı tabanca ve eklerinin sahibine iadesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2011/14956, K. 2011/16143, T. 15.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2011-14956-e-2011-16143-k-d435fd2a63fe