Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2010/7412 E. 2010/9576 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/7412
- Karar No
- 2010/9576
- Karar Tarihi
İhbarname No : KYB - 2010/107532
Parada sahtecilik suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 197/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca l yıl 8 ay hapis ve 500 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın mükerrir olması sebebiyle cezasının anılan Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair (KOCAELİ) 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2009 tarihli ve 2009/43 esas, 2009/323 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Sanığın adlî sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Kocaeli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 6.6.2008 tarihli, 2007/906 esas, 2008/481 sayılı ilâmına konu 500 Türk lirası adlî para cezasından dolayı, incelemeye konu suçtan verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19.3.2008 tarihli ve 2008/2761-5122 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinde yer alan "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır...." şeklindeki düzenleme ile, 1412 sayılı Kanun'un 305/1-1 ve 305/2. maddelerine göre ikimilyar liraya kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının ikibin yeni Türk lirasının altında olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 23.4.2010 gün ve 26428 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından 10.5.2010 gün ve 2010/107532 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize tevdii edilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece tekerrüre esas alınan mahkumiyetin, 500 TL adli para cezasından ibaret olmasına göre ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 305. maddesinin halen yürürlükte bulunması ve madde hükmüne göre, 2000 TL'sına kadar para cezasına ilişkin hükümler kesin olup tekerrüre esas alınamayacağı gözönüne alındığında, sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi yasaya aykırı olup, Adalet Bakanlığının 23.4.2010 gün 26428 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı ihbamame içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2009 gün 2009/43-323 esas sayılı kararın CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), hüküm fıkrasından "tekerrür nedeniyle TCK.nun 58/7. maddesi uyarınca sanığın cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ilişkin bölümün çıkarılmasına, sair hususların aynen muhafazasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcllığına tevdiine, 30.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.